|
|
|
 |
|
En Düşük Fiyat |
 |
| | Türkiye´de Bilgi Teknolojisi Yöntemleri / Türkay Dereli Bilgi teknolojilerindeki baş döndürücü hız, beraberinde pek çok yeni uygulama ve tekniği hayatımızın bir parçası haline getirdi.
Artık "devir" işletmelerin değil, tedarik zincirlerinin rekabet ettiği bir devir oldu.
Bilgi teknolojileri, insanları değişik boyutta bir araya getirip yeni bir dünyayı şekillendiriyor. Akabinde üretim dünyası da bu değişimi olanca hızıyla yaşıyor. Bu eserin önemi de işte tam burada başlıyor ve bilgi teknolojilerinin çeşitli yöntemlerini gözler önüne seriyor.
...
| 0,00 YTL (0 Satıcı)
|  |
|
| | | | Almanya´da Hayali Türkiye´nin Müziği / Martin Greve Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu sosyal bilimlerin de kültüre, kültürel ürünler ile toplum arasındaki ilişkilere bakış açısını değiştiriyor.
"Kültüre" artık eskiden olduğu gibi sınırlandırılmış, belli bir coğrafi alan içinde, durağan, bileşenleri birbirine bağlı, kapalı bir alanı kapsayan tek bir birim ya da bunun yarattığı bir sistem olarak bakılmamakta; tersine artan hareketlilik ve kültürün, kültürel ürünlerin dolaşımı sonucunda ortaya çıkan farklı etkileşim kanalları, bunların yarattığı değişik boyutlar özellikle kültürel saha araştırmalarında yeni yöntemleri zorunlu kılmaktadır.
Bu aynı zamanda ulusların "hayali cemaatler" olarak tanımlanması gibi "kültürlerin" de kendi içlerinde yarattıkları sözde doğal ilişki ve sonuçların son kertede "hayali" bir şey olarak ele alınması sonucunu doğurmaktadır. Bu alanda en hareketli süreç ise etno-müzikoloji konusunda yapılan saha araştırmalarında ve bu anlamda "müzik kültürünün" tasvirinde yaşanmaktadır.
Kendisi de bir etno-müzikolog olan Martin Greve, altı yılı aşkın bir süre içinde çok boyutlu araştırmalar yaparak yazdığı eserinde, Almanya´da yaşayan Türkiye´li göçmenlerin yaratmış olduğu müzik yaşamını tüm boyutlarıyla ele alıyor. Kendi tanımlamasıyla "Hayali Türkiye"de müzik yaşamının oluşumunu, Alman şehirlerindeki "Türk müzik yaşamı"nı, müzisyenleri, müzik eserlerini, buralardaki "müzik alemi"nin yarattığı ticari olanakları vb. inceliyor.
"Greve´nin araştırmalarıyla belgelediği kitap, kullandığı sayısız ve çok kapsayıcı malzeme yardımıyla siyasetin, ekonominin ve göç psikolojisinin birbiri ile bağlantılarını inceleyen, çok karışık bir yumağı açan, adeta ansiklopedik bir çalışma." Neue Züricher Zeitung
"Martin Greve´nin ilgisi halk müziğinin popüler formlarından Türk pop müziğine kadar uzanıyor. Osmanlı Sarayı´nın "klasik" Türk Müziğini bilen yetkin bir kişi olarak ilgisi aynı zamanda tasavvuf müziğine, caza ve uluslararası piyasada tanınan Türk müzisyenlerine de ulaşıyor." Neue Zeitschrift für Musik
"Berlinli müzik etnoloğu Martin Greve, burada yaşayan Türklerin müziğini incelerken farklı hemşeriliklerin, Kürt diasporasının, Yezidilerin, Sünnilerin ve Alevilerin güçlü vurgulanmış kimlikleriyle, tüm bu çeşitliliğe karşılık "Hayali Türkiye"nin yapılandırdığı Türk milliyetçilik duygusu arasında mevcut olan bağların üstündeki örtüyü kaldırdı." Berliner Zeitung
"Martin Greve´nin kitabı bir gazetecinin hızlı vuruşu değil. Aksine, öncü karakterli bilimsel bir eser." Hessischer Rundfunk (Hessen eyalet Radyosu)
...
| 28,00 YTL (4 Satıcı)
|  |
|
| | | | Eski Önasya ve Mısır´da Müzik / Belkıs Dinçol "... Bunların büyük bir kısmı, dinsel uygulama ile ilişkili olan müzik kullanımını yanısıtır. Ama bu, dindışı bir müzik uygulamasının olmadığı ya da halkın hiçbir müzik birikiminin bulunmadığı anlamına gelmez. Eski Önasya yazılı belgeleri çoğunlukla devlet arşivlerine ait olduklarından, halkın günlük yaşamı ile ilgili fazla bir bilgi içermezler. Ama, eğer o devirden günümüze kalan ninniler varsa veya flüt çalan çoban tasvirleri bulunuyorsa ya da bir tapınak yapımında işçiler için enstrüman çalınabiliyorsa bu, o halkın müziği gündelik yaşamına da kattığını gösterir. Kaldı ki müzik sahneleri içeren bazı tasvirlerin, özellikle saraydaki ziyafet sahnelerinin dinsel ya da dindışı bir kutlamayı gösterdiklerine karar vermek her zaman mümkün değildir. ..."
Prof.Dr.Belkıs Dinçol, 1943´te İstanbul´da doğdu. Ortaöğrenimini Ankara´da tamamladıktan sonra, Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Hititoloji Kürsüsü´nden 1966´da mezun oldu. 1968-1976 yılları arasında Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi´nde Çivi Yazılı Tabletler Arşivi Şefi olarak görev yaptı. 1977-1978 yıllarında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Çivi Yazılı Belgeler Arşivi´nde çalıştı. 1978´de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Hitotoloji Kürsüsü´ne intisap etti. Halen aynı yerde öğretim üyesi olarak görevini sürdürmektedir. Yurtiçi ve yurtdışı bilimsel dergilerde elliyi aşkın araştırması yayınlanmıştır. Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü üyesidir.
...
| 0,00 YTL (0 Satıcı)
|  |
|
| | | | Eskiçağ´da İstanbul / Oğuz Tekin "... Plinius, Haliç´e (Keras) Altın Boynuz denmesinin, bu körfezde kaynayan balıklardan dolayı olduğunu söylemektedir. Keza, Strabon da akıntının palamutları sürü halinde Haliç´e girmeye zorladığını ve dar bir alanda elle bile yakalandığını söylemektedir. Antikçağın içi meyve dolu bereket boynuzu (cornucopiae). Byzantion´da içi palamut dolu bereket boynuzuna dönüşmüştü. Altın ile anılmak istenen, palamut balıklarından başka bir şet değildi. ..."
Prof.Dr.Oğuz Tekin (1958) İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi´nde Klasik Arkeoloji öğrenimi gördü. 1984 yılından bu yana aynı fakültede Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı´nda çalışmaktadır. Başlıca yayınları arasında Antik Nümismatik ve Anadolu (1992), Yapı Kredi Koleksiyonu Grek ve Roma Sikkeri (1994), Yapı Kredi Koleksiyonu Bizans Sikkeleri (1999), Sivas Definesi. VI. Mitradates Dönemi Pontus ve Papblagonia Kentlerinin Bronz Sikkeleri (1999), Sadberk Hanım Müzesi Antik Sikkeler Kataloğu (2003), Eski Yunan Tarihi (1998) bulunmaktadır. Eskiçağ´da Para adlı kitapçığı da Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü Yayınları arasındaki Popüler Dizi´de yayınlanmıştır. Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü üyesidir.
...
| 0,00 YTL (0 Satıcı)
|  |
|
| | | | Eskiçağ´da Depremler / Şehrazat Karagöz "... Nikomedia´nin tarihi boyunca yaşadığı yer sarsıntılarında hayatını kaybeden çocuğun adı ister, M.S. 2. yüzyıldaki Thrason, ister 1999 yılındaki Ayşe olsun acıların adresinin hep aynı yer olduğu görülmektedir, yani aynı yüreklerde. ..."
Dr.Şehrazat Karagöz tüm öğrenimini doğduğu kent İstanbul´da tamamladı. 1977 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya ve Arkeoloji Bölümü´nü bitirdi. 1978 yılında Kültür Bakanlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri´nde Asistan-Arkeolog olarak göreve başladı. 1983 yılı Anadolu Medeniyetleri çalışmaları sıransında tüm Batı Anadolu Müze ve ören yerlerindeki eserlerin seçimine ekip üyesi olarak katıldı. Brüksel "Analar, Tanrıçalar, Hanım Sultanlar" sergisini düzenledi.
1985-89, Viyana Üniversitesi Klasik Arkeoloji bölümünde Prof.Dr.Jurgen Borchhardt´ın yanında doktora çalışmasını tamamladı. Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü ve Alman Arkeoloji Enstitüsü üyesidir ve halen İstanbul Arkeoloji Müzeleri´nde görevlidir.
...
| 0,00 YTL (0 Satıcı)
|  |
|
| | | | Pera´dan Beyoğlu´na / Onur İnal Venedik Devleti´nin başındaki Gritti´nin Rum asıllı bir İstanbullu kadından olma gayrı meşru çocuğu Aloisio Luigi´nin günün birinde baskılara dayanamayarak İstanbul´a geleceğini kim bilebilirdi... İşte bu Luigi´nin Müslüman olduktan sonra ticarete atılarak büyük bir servet sahibi olacağını ve yerleştiği Pera sırtlarında ?Bey´in oğlu? diye anılmaya başlayacağını... Tüm zamanların İstanbul´unun en karşı konulmaz semtinin, Beyoğlu´nun adının Venedik Sarayı civarında yaşamış bir İtalyan´dan geleceğini kim kestirebilirdi?
Sıra dışı başlayan bu hikaye hep böyle devam etti... ?en?lere, ?ilk?lere ve ?son?lara tanıklık etti? Nice yaşamlar, hatıralar, aşklar, hüzünler barındırdı?
...
| 9,60 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Hitler´in Fedaisiydim / Nuriye Yiğitler ?Adım, Rochus Misch. Seksen sekiz yaşındayım ve Berlin?deki yerleşim yeri olan Rudov?da, küçük bir evde oturuyorum. Yalnızım. Karım Gerda altı yıl önce, uzun süren hastalığının ardından öldü. Kızım benimle görüşmek istemiyor. Bazen doğum günümde beni telefonla arar, o kadar. Bugün tanıklık etmek, hayatımı anlatmak, belleğim elverdiğince, benim gibi yirmi üç yaşındaki bir delikanlının Hitler?in yanında, 1940 Mayıs?ından 30 Nisan 1945?e kadar beş yılı nasıl geçirdiğini ayrıntılarıyla anlatmak istiyorum.? Rochus Misch 2. Dünya Savaşı?ndan bu yana Hitler?in maiyetinden geriye kalan yaşayan son adam. Adolf Hitler?in son yakın koruması. Kızıl Ordu?nun III. Reich?in enkaz halindeki başkentini terk etmiş olduğu 2 Mayıs 1945 günü Führer?in sığınağından ayrılan en son asker. Beton ve çelikten yapılmış tabutta, bir kanapenin üzerine kıvrılmış yoldaşı Eva Braun?un ve diktatörün cansız vücutlarını görmüş olan en son asker. Propaganda Bakanı Joseph Goebbels?in intihar etmeden birkaç dakika önce konuştuğu yirmi yedi yaşındaki SS.
...
| 8,08 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Salome´nin Kız Kardeşleri / Toni Bentley Salome, karşılıksız kalan aşkı uğruna sevdiği adamın kellesini isteyen efsanevi kadın. Salome, toplumsal düzeni, uygar davranışları ve tekeşliliği tehdit eden yıkıcı kadın. Salome, âşığı -ve izleyici- önünde striptiz yapmayı hayal etmiş ve bunu gerçekleştirmiş kadın... Ve on dokuzuncu yüzyılia yirminci yüzyılda ´femme fatafe´ havalarıyla, genç bedenleriyle erkeklerin dünyasına kafa tutan ve toplumsal yasaklara karşı gelmeye cüret eden dört kadın: Kanadalı modern dansçı Maud Allan, Hollandalı ´casus´ Mata Hari, Rus gösteri sanatçısı Ida Rubinstein ve Fransız yazar Colette. Kendisi de New York City Balesi´nde dansçı olan yazar Toni Bentley, onyıliar boyunca Salome çılgınlığının eşlik ettiği striptiz gösterileri ve hepsi de erkeklerin zulmüne uğrayan bu dört kadının hikâyeleri üzerinden, erkek cinselliği ve entelektüel kadın düşmanlığının toplumsal hayattaki tezahürlerini sorguluyor...
...
| 11,20 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Türkiye´de Köy Sosyolojisi / Prof. Dr. Orhan Türkdoğan Osmanlıdan günümüze ?köylülük? (rurality) kimliğini sürdüren ülkemizde, ne yazık ki köy sosyolojisi bir toplumbilimi dalı olarak istenilen düzeyde gereken ilgiyi görememiştir. Bunun da başlıca nedeni, akademik kuruluşlarda Batı kökenli sosyoloji teorilerinin yoğun etkisi, kırsal alanların devreden çıkarılmış olmasıdır. Tarihsel olarak da ikili (dual) toplum yapısına yatkın düşünce geleneğimizin de bu oluşumda rolü büyük olmuştur. Osmanlı, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu geleneğinden sürüp gelen çevre-merkez biçimli bir yapılaşmayı temsil etmesi nedeniyle, çevreyi-köylü ve halk unsurunu (reaya) dışlamış, tüm ağırlığı askeri ve sivil yönetici bir çekirdek kadroya (Enderun) tahsis etmiştir.
...
| 25,60 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Kapital´in Ötesi / Michael A. Lebowitz İşçi sınıfının politik iktisadı doğrudan doğruya kolektif işçinin toplumsal üretkenliğine ve işbirliğinin meyvelerini işçilerin ele geçirmelerini (sermaye devresinin her bir uğrağında ve esas olarak sermayenin toplumsal emek ürünlerinin sahibi olması yoluyla) engelleyen araçlara işaret eder. Böylece, üreticilerin ayrışmasını sona erdirme mücadelesinin merkezî önemini ve ortaklaşa toplumsal üretkenliğimizin kendi gelişme ihtiyacımızı karşıladığı yeni bir toplum yaratma potansiyelini vurgular. Sermayenin, geçmişin ve bugünün işçilerince üretilen "nesnel zenginlik" üzerindeki hak iddiasının gerçek niteliğini ortaya çıkararak yola çıkan işçi sınıfı politik iktisadı, kolektif işçinin üretim sürecinin uğraklarında bulunan tüm emeği kapsamak üzere sermayenin politik İktisadına yönelik eleştirinin sınırlarını (bu politik iktisadın kendisince konulan sınırları) aşar. Kolektif işçinin, artı-değer üretmeyen ama (sağlık, eğitim ve çocuk bakımı gibi) işçiler için zenginlik üreten birbirine bağlı kolları, işçinin kendi gelişme ihtiyacına dayalı bir toplum mücadelesinde ve bu toplumun hayata geçirilmesinde aslî öğeler olarak kabul edilir.
...
| 12,00 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Paris´te Bir Osmanlı Sefiri Haziran 1721... Paris sosyetesi, kralı ve saraylıları bir kenara bırakıp yeni bir meraka düşmüştür: III. Ahmet?in XV. Louis?ye yolladığı elçi ve eşliğindeki heyetin iftar sofrası. Elçi Yirmisekiz Mehmet Çelebi ve heyeti, bu ilgiye yabancı değildir. Fransa?ya ayak bastıkları andan itibaren, halk onları seyretmek için geçtikleri yerlere akın etmektedir.
Çelebi, Fransızların savaş meydanlarındaki izlenimler üzerinden yarattıkları Türk imgesini alt üst eder: Kültürü, yaşam tarzı, edebi bilgisi bu imgenin eksik kalan taraflarını bütünler.
Ülkemizde Batı kültürüyle tanışmada öncü kabul edilen Çelebi, Avrupa?da Turquerie?nin yolunu açmış; bu akımla modadan mimariye, müzikten resme pek çok alanda Türk tarzı ürünler verilmiştir.
18. yüzyılın kendine özgü ve duru dilinden Şevket Rado?nun yayına hazırladığı bu eser, Lale Devri?nin kültür ve düşünce dünyasına ilk elden tanık olmamızı sağlıyor.
...
| 4,55 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Türkiye´de Aydınlanma Hareketi / Server Tanilli Türkiye?nin 20. yüzyılı da içine alacak biçimde, son 200 yıllık tarihini belirleyen gelişmelere pek yukardan baktığımızda nedir gördüğümüz? Kimi uygar ülkelerde, bu arada Fransa?da olduğu gibi bizde de, yaşam doğaya, tarihe, topluma ve insana ilerici ve ?günün koşullarına göre- devrimi bir bakışla yoğrulur gitgide. Akla, bilime ve ilerlemeye inanmak; despotluğa, bilgisizliğe ve bağnazlığa karşı çıkmak; çürüyüp dökülenin yerine, çağın dayattığı özgürlükçü yeni fikir ve kurumları geçirmek, böylesi bir bakışın eseridir. Gitgide mevzi kazanan bir ?demokratikleştirme ve laikleşme? 1923 Devrimi?yle de asıl ivmesini kazanır. Bu gelişmeye topluca ?Aydınlanma? diyoruz. Çağdaş tarihimiz, bir aydınlanmanın tarihidir. En önemli sorunlarımızı, özellikle tarih bilinci, demokrasi ve kimlik sorunlarımızı, bu olguyu göz ardı ederek çözemeyiz. Bir senteze varış ise, onun ışığında gerçekleşecek; yani ister istemez akılcı, demokratik ve laik olacak, diyalektik bir yöntemle eğilecektir sorunlara. Bu kitap, Türkiye?de Aydınlanma hareketinin dünü, bugünü ve sorunlarını ele alıyor ve 25-26 Nisan 1997?de Strasbourg?ta düzenlenmiş bir sempozyumun tebliğlerinden oluşuyor. Tam da zamanında yapılmış bir toplantının önemli ürünleri. Okuyunuz göreceksiniz...
...
| 7,60 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Küçük Dev Adam / Kollektif Çocuk ve Gençlik Yazınında Muzaffer İzgü Sempozyumu (19-21 Ekim 2005) T.C. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü II. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarları Sempozyum Dizisi
T.C. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından hazırlanan; "Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarları Sempozyum Dizisi"nin ikincisi olan "Çocuk ve Gençlik Yazınında Muzaffer İzgü" konulu sempozyum, 19-21 Ekim 2005 tarihleri arasında; yazarın kendisi, akademisyenler, yazarlar ve edebiyat severlerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Yaşayan değerli Çocuk ve Gençlik yazını yazarlarımızdan Muzaffar İzgü´yü ve onun çağdaş eserlerini öğrencilerimizin ve halkımızın daha yakından tanımasını sağlamak, onun düşünce dünyasına girmek, yazarı ve okuru bilimsel bir ortamda buluşturmak amacını güden sempozyum, çocuk ve gençlik edebiyatının bir ülkenin gelişimindeki önemini bir kez daha kanıtlamıştır.
Milyonları aşan tirajı ve öykü-roman-sinema-çocuk edebiyatı ödülleriyle ülkemizin en çok okunan yazarı; toplumsal kara mizahın keskin gözlü, sivri kalemli ustası Muzaffer İzgü´nün içten, özentisiz, yalın ve akıcı anlatım biçimiyle hayatımıza giriveren eserlerinde bir yolculuğa çağırıyoruz sizi.
İçindekiler: # Yrd.Doç.Dr. R. Şeyda Ülsever / Sempozyum Sekreteri # Prof. Halil Buttanrı / Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Onursal Eş Başkanı # Prof.Dr. Necat A. Akgün / Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı # Doç.Dr. Ali Gültekin /Çağdaş Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarı - Muzaffer İzgü´nün "Uçtu Uçtu Ali Uçtu" (2000) - Adlı Romanında Özlem Konusuna Analitik Bir Yaklaşım # Yrd.Doç.Dr. Kenan Öncü / Muzaffer İzgü´nün "Kaçak Kız" Adlı Gençlik Romanında Sevgi-Sevgisizlik Ekseni # Öğrenci Neslihan Kaygınok / Muzaffer İzgü´nün "Uçtu Uçtu Ali Uçtu" Adlı Çocuk Romanında Göç Olgusu # Yrd.Doç.Dr. Gülsüm Uçar / Muzaffer İzgü´nün Eserlerinde "Arkadaşlık" Kavramı # Öğr.Gör. Gülsüm Cengiz / Çalışan Çocuklar Konusunun Edebiyata Yansımasının Bir Örneği Olarak Muzaffer İzgü´nün "Ekmek Parası" Romanı # Sena Küçük / Muzaffer İzgü´nün "Gençlik Romanlarında" Genç Tipler # Eylem Saltık / Muzaffer İzgü´nün "Yıl Sıfır Darbe Hazır" Adlı Eserinde Tavır Takınan Varlık Olarak "İnsan" # Nilay Yılmaz / Muzaffer İzgü´nün Çocuk ve İlkgençlik Kitaplarında "Kokular" # Yazar Mavisel Yener / Muzaffer İzgü´nün Çocuk ve Gençlik Kitaplarında "Renkler" # Yazar Aytül Akkal / Muzaffer İzgü´nün Çocuk Kitaplarında "Sesler" # Yrd.Doç.Dr. Muharrem Dayanç / Muzaffer İzgü´nün "İlyas Efendi" Romanındaki İlyas Efendi Karakteriyle Refik Halit Karay´ın ve Anton Çehov´un Birer Hikayesinde Karakter Değişiminin Karşılaştırılması # Arş.Gör. Arzu Yetim / Muzaffer İzgü´nün "İlyas Efendi" Adlı Romanında Türk Erkeğinin Evliliğe ve Kadına Yaklaşımına Eleştirel Bir Bakış # Öğrenci Ayşe Dalakkaya / Muzaffer İzgü´nün "Uçtu Uçtu Ali Uçtu" Romanında Ailedeki Eğitim Anlayışına Eleştirel Bir Yaklaşım # Yrd.Doç.Dr. Türkân Kuzu / Muzaffer İzgü´nün "Anneannem" Serisinde Kuşak Barışması # Nur İçözü / Anneannemin Akıl Almaz Maceraları ve Yaşamımızda Unutulan Değerler # İncila Çalışkan / Muzaffer İzgü´nün "Zıkkımın Kökü" Adlı Romanındaki İletilerin İrdelenmesi # Dr. Sevgi Arkılıç Songören / Muzaffer İzgü´nün "Zıkkımın Kökü" Adlı Romanındaki İletilerin İrdelenmesi # Prof.Dr. İbrahim İlkhan-Öğrenci Beyza Akyüz / Her Yoksun Birey Yoksul Mudur? Yoksulluk Bir Yoksunluk Mudur? # Doç.Dr. Asuman Ağaçsapan / Muzaffer İzgü´nün Eserleri Örneğinde Kurmaca Yazılarda Dil Değişkelerinin Anlatı Değeri # Yrd.Doç.Dr. R.Şeyda Ülsever / Muzaffer İzgü´nün Eserlerinin Adları Üzerine Bir İnceleme # Dr. İbrahim Kıbrıs / Muzaffer İzgü´nün Çocuk Öykü ve Romanlarında İmgesel Dil Öğeleri # Yrd.Doç.Dr. Necdet Neydim / Muzaffer İzgü´nün "Kaçak Kız" ve " ...
| 12,75 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Cumhuriyet´in İktisat Tarihi / Oktay Yenal Cumhuriyet´in İktisat Tarihi, iktisat tarihçilerinin göz ardı ettikleri önemli bir unsuru, nüfus etmenini etkin bir biçimde devreye sokuyor; ´´demografik geçiş süreci´´nin önemini vurguluyor; ve Cumhuriyet´in sınırlı bir beşeri sermaye ile yola çıkışını karşılaştırmalı bir biçimde gözler önüne seriyor. Simon Kuznets ile Ömer Celal Sarç´ı aynı grafikte görmek Türkiye´de okurun pek alışık olmadığı bir yöntem. Ekonomide makro dengesizlikler, bunun fiyatlar genel düzeyine ve dış ödemelere yansıyışı, Oktay Yenal´ın ana sorunsallarından biri. Denge bozukluklarının, verimliliği, büyüme hızını, ve gelir dağılımını olumsuz etkilediği; sürdürülebilir büyüme hızını yavaşlattığı kitabın savları arasında.
Ve nihayet insan kaynaklarının 21. yüzyılda temel belirleyici olacağını, ve eğitim yoluyla nitelikli beşeri sermayenin oluşturulmasının kaçınılmazlığını vurgulayan Oktay Yenal, araştırıcı, yaratıcı kadroların yetiştirilmesi için yeni bir eğitim atılımından yana...
Zafer Toprak
...
| 14,40 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Avrupa´nın Kodları / Kıvanç Galip Över Bu kitap Türkiye´nin geleceğine düşen "tarihin gölgesini" anlatıyor ve Avrupa´nın kodlarını "dekode" etmeye çalışıyor. Avrupa Birliği kimliğini tarihinden alır. O tarih çatışmalar tarihidir. Avrupa kültüründe en büyük yeri Hıristiyanlık tutar. Çatışmalar tarihi ve çatışma kültürü, Avrupa´nın esasıdır. Avrupa Birliği gerçekten de bir "medeniyet ve barış" projesidir.
O "medeniyet ve barış" projesi kurumlarını "Roma İmparatorluğu´ndan" ve "Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu´ndan" alır. "Medeniyet ve barış projesi", Avrupa tarihindeki, bütün Avrupa´ya ait üçüncü ortak noktadır. Diğer iki ortak nokta ise "haçlı seferleri" ve Vatikan´ın hizmetkârı "şövalyelerdir." Avrupa Birliği bu ortak payda üstünde yükselir ve "özü şövalyelik kurumudur."
Şövalyeler de her zaman "barış" ve "medeniyet" için savaştılar, tıpkı sayılan imparatorluklar gibi. Çünkü "barış", Hz. İsa´nın dirilişinden sonra başlayacak ve bin yıl sürecek olan yeryüzü krallığının iklimidir. "Medeniyet" ise o krallığın kendisidir.
Avrupa Birliği çatışma kültürünün saldın projesidir. Avrupa Birliği kurumlarını, kavramlarını ve değerlerini Ortaçağ´dan alan bir olgudur, kavramdır ve nihai hedefi "Hz. İsa´nın dirileceği Ayasofya´dır".
İstanbul´a sahip olmayan bir Roma veya Ayasofya´dan mahrum bir Hıristiyan Krallığı olamaz, çünkü İstanbul Roma´mn ruhudur. Muhtemeldir, yeryüzünde "Hz. İsa´nın 1000 yıl hüküm sürecek krallığı" da bununla mümkündür.
Uyan, yoksa ardı hicran!
...
| 12,00 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Milliyetçilik: Türkiye´nin Çıkmazı / Erdoğan Aydın ... Milliyetçilikle dünyayı ve insanlığı sürekli savaş gerilimine sokmaktan başka bir şey yapılamayacağı bir yana; ülkenin sorunlarına da çözüm üretilemez. Modernçağ tarihinin de gösterdiği gibi milliyetçilik; insanlığa, ortaçağdaki dinsel ideolojilerle kıyaslanacak denli büyük felaketler getirmiştir. Bütün savaşlar, artan silahlanma, eğitim, sağlık ve kalkınma bütçelerinin kısılması, hep milliyetçilikle meşrulaştırılmıştır. Dahası; insanı ve haklarını, dinin yerini alan yeni bir kolektif kimlikle ezmenin ve burjuvazinin çıkarlarına feda etmenin aracı olmuştur. ... Sorunlarımızı görüp aşmamızı sağlayacak demokratik sağduyumuzu elimizden alıp, bizi öteki İnanç ve halklara düşman etmekte din nasıl olumsuz bir misyon görmüşse, milliyetçilik de modern koşullarda aynı misyonu görmektedir. ... Bu bağlamda devlet kendi halkına, sürekli olarak "davulcuya kaçabilecek kız" muamelesini reva görmektedir.
Özetle bu kitapta, milliyetçiliğin -ve yanısıra dinin- halkın kontrolü, tektipleştirilmesi ve haklarının unutturulması için nasıl temel bir ideolojik araç olarak kullanıldığı gösterilmektedir.
...
| 10,40 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | İnsani Vatanseverlik / Hilmi Ziya Ülken HİLMİ ZİYA ÜLKEN İNSANÎ VATANSEVERLİK ? 2. BASKI Hilmi Ziya Ülken 1901 ´de istanbul´da doğdu. Ülkemizde sağlam bir felsefe geleneğinin, bir düşünce tabanının oluşmasında büyük hizmeti geçen bu çok yönlü aydın, bütün öğretim yaşamı boyunca binlerce öğrenciye ders vermiş, çok sayıda öğretmen yetiştirerek bir anlamda "hocaların hocası" olmuş, onlara düşünsel hoşgörüyü aşılamış, daima öğrenmeden yana, her türlü bilgiyi sınırsız ve koşulsuz olarak edinmeden yana olmuştur. Onda dünyadaki bütün önemli düşünce akımlarından izler buluruz: Hümanizm, marksizm, islam düşüncesi, varoluşçuluk, yurtseverlik... Hilmi Ziya Ülken´in, düşünce tarihine ve felsefeye ilişkin elliden çok yapıtı ve çevirileri yanında, Türk dergiciliğinde de önemli bir yeri vardır. Özellikle Sabahattin Eyüboğlu ve Celâlettin Ezine İle birlikte çıkardığı "İnsan" dergisi, bir dönemin aydın dünyasında hümanist yaklaşımıyla büyük bir etki bırakmıştır. Felsefe yıllıkları yayımlamış, sosyoloji ve felsefe dergilerinin çıkmasına önayak olmuş, uluslararası birçok felsefe ve sosyoloji kongresine katılmıştır. Kimi yapıtları yabancı dillere de çevrilen Ülken´in yaratıcı kişiliği resim, şiir, roman gibi çok değişik alanlara dek uzanıyordu. 5 Haziran 1974´te İstanbul´da ölen Hilmi Ziya Ülken´in başlıca yapıtları şunlardır: Aşk Ahlâkı, Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü, Yirminci Asır Filozofları, İlliyet Meselesi ve Diyalektik, İçtimaî Doktrinler Tarihi, Sosyoloji, Sosyolojiye Giriş, Resim ve Cemiyet, İslâm Sanatı, Veraset ve Cemiyet, İbn-i Haldun, Mantık Tarihi, İslâm Düşüncesi, Millet ve Tarih Şuuru, Felsefeye Giriş, Bilgi ve Değer, Eğitim Felsefesi, Varlık ve Oluş, Türkiye´de Çağdaş Düşünce Tarihi, İslam Felsefesi...
Hilmi Ziya Ülken 1901´de İstanbul´da doğdu. Ülkemizde sağlam bir felsefe geleneğinin, bir düşünce tabanının oluşmasında büyük hizmeti geçen bu çok yönlü aydın, bütün öğretim yaşamı boyunca binlerce öğrenciye ders vermiş, çok sayıda öğretmen yetiştirerek bir anlamda "hocaların hocası" olmuş, onlara düşünsel hoşgörüyü aşılamış, daima öğrenmeden yana, her türlü bilgiyi sınırsız ve koşulsuz olarak edinmeden yana olmuştur. Onda dünyadaki bütün önemli düşünce akımlarından izler buluruz: Hümanizm, marksizm, islam düşüncesi, varoluşçuluk, yurtseverlik... Hilmi Ziya Ülken´in, düşünce tarihine ve felsefeye ilişkin elliden çok yapıtı ve çevirileri yanında, Türk dergiciliğinde de önemli bir yeri vardır. Özellikle Sabahattin Eyüboğlu ve Celâlettin Ezine İle birlikte çıkardığı "İnsan" dergisi, bir dönemin aydın dünyasında hümanist yaklaşımıyla büyük bir etki bırakmıştır. Felsefe yıllıkları yayımlamış, sosyoloji ve felsefe dergilerinin çıkmasına önayak olmuş, uluslararası birçok felsefe ve sosyoloji kongresine katılmıştır. Kimi yapıtları yabancı dillere de çevrilen Ülken´in yaratıcı kişiliği resim, şiir, roman gibi çok değişik alanlara dek uzanıyordu.
5 Haziran 1974´te İstanbul´da ölen Hilmi Ziya Ülken´in başlıca yapıtları şunlardır: Aşk Ahlâkı, Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü, Yirminci Asır Filozofları, İlliyet Meselesi ve Diyalektik, İçtimaî Doktrinler Tarihi, Sosyoloji, Sosyolojiye Giriş, Resim ve Cemiyet, İslâm Sanatı, Veraset ve Cemiyet, İbn-i Haldun, Mantık Tarihi, İslâm Düşüncesi, Millet ve Tarih Şuuru, Felsefeye Giriş, Bilgi ve Değer, Eğitim Felsefesi, Varlık ve Oluş, Türkiye´de Çağdaş Düşünce Tarihi, İslam Felsefesi...
"Toprağın sırlarını keşfeden, güzelliklerini meydana koyan, doğanın diliyle konuşan insandır. Fakat insana özelliğini veren, onun ihtirasını alevlendiren, onun dehasına ayrı bir renk katan elbette doğadır. Kişilik insanla doğanın birleşmesindedir. İnsaniyetle vatanın birliğindedir. Her büyük idealist insanlık amacına ancak vatan yolundan gitmiş; hakikati soyut idealde ve kör gerçeklikte değil, İdeal ile gerçekliğin, insan oluşla vatanın birliğinde bulmuştur. İnsan oluş vatanla başlar ve vatanların dostluğu ile olgunluğa ulaşır. Hürriyet vatan üzerinde doğar ve vatanlar arasında yayılır; cüret ve ihtiras vatanda gerçe ...
| 10,50 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | İnsan´ın Yeni Tarihi / Pascal Pıcq Günümüzde beşeri bilimler,başta insan ve onun fosil ataları ile büyük maymunlar olmak üzere,evrim konusunda gerçekleştirilen çalışmaların ortaya koyduğu ilerlemeleri yadsıyamaz.Sarsıcı buluşlar;araştırmacıları,sanıldığı üzere yerleşmiş kabul edilen her şey üzerinde yeniden düşünmeye zorlamaktadır.Birkez daha bilim,kavramları alt üst ediyor,düşüncenin sınırlarını yeniden belirliyor.İlgi çekici ve kaygı uyandırıcı mı? Gözlerimizin önünde yeniden biçimlenen dünya,artık ateist ve dini felsefelerin açıklamakta yetersiz kaldığı kökenler konusunudaha iyi anlamamızı zorunlu kılıyor.
Pascal Picq,paleoantropoloji,tarih öncesi ve etoloji alanklarındaki araştırmalara dayanarak tarihin önemli olaylarıyla - örneğin Valladolid tartışması XVII yüzyıldaki Giulio Vanini davası yada 1925?teki maymun davası tarihin ve insanın ilerlemesini sağlayan dönüm noktalarını oartya koymaktadır.Halkların çeşitliliğini tanıyana yada beyaz,siyah,sarı,erkekikadın yöneten ve yönetilen hiyerarşisini aşana değin hangi yollardan geçmiş olduğumuzu böylece anlıyoruz.
Bitmeyen merakını eb titiz bir bilimsellikle birleştiren Pascal Picq rahatsız edici sorular sorarak,İnsan?ın doğayla yeniden barışması gerektiğini dile getirip,geleceğimizi belirleyecek olan yeni bir hümanizmanın temellerini atıyor.Kökenlemizin arayışına ilişkin sarsıcı ve merak uyandırıcı bir kitap.
College De France?ta paleoantropolog olan Pascal Picq?in başlıva yapıtları şunlardır;
Les Origines de I?Homme (İnsan?ın Kökenleri),Odyssee de I?espece (Türlerin Odisea?sı),Au Commencement Etait I?homme (Başlangıçta İnsan Vardı),Aux Origines De I?humanite (İnsanlığın Kökenleinde) Adlı yapıtıda Yves Coppens?le birlikte yönetmiştir.
...
| 12,60 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Avrupa´nın Anası Anadolu / Helmut Uhlig Helmut Uhlig, bu kitabında günümüz Avrupası´nın tarihsel izini sürüyor ve bu izleri netleştiriyor: Uhlig´e göre, dünyanın en eski uygarlıklarının beşiği ve "Avrupa´nın Anası"dır Anadolu.
Yazarın geçmişe yaptığı gezi, bizi, Ana Tanrıça´nın her şeye damgasını vurduğu tarih öncesine götürüyor. Doğu-Batı Uygarlık Akımı´nın izleri, Efes´teki Artemis´ten "Tanrı doğuran" Meryem Ana´ya, oradan İç Anadolu, Mezopotamya ve Karadeniz kıyılarına kadar uzanıyor. M.Ö.10 binli yıllar ile Milat arasındaki zaman diliminde Anadolu´da var olmuş uygarlıklar, Avrupa uygarlığını da biçimlendirmiştir.
Kuşkusuz Avrupa uygarlığı, Antik Yunan, Roma ve İncil´den de beslenmiştir; ancak bunların kökenlerinin de Anadolu´da olduğu unutulmamalıdır.
Bu nedenlerden dolayı, bu kitap, Avrupa uygarlığının ve bunun Anadolu´yla ilişkilerinin anahtar kitabı niteliğindedir.
...
| 14,45 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ten Günümüze Cumhurbaşkanı Seçimleri / Hikmet Özdemir Türkiye´de cumhurbaşkanı seçimlerinde niçin devlet krizi çıkıyor?Prof.Dr. Hikmet Özdemir bu soruya bilimsel yanıtlarla ışık tutuyor ve 1923´te günümüze cumhurbaşkanı seçimlerinin siyaset bilimi açısından analizini yapıyor. Bu kitapta neler var: Atatürk, İnönü ve Bayar´ın seçilmeleri, yaşanan tartışmalar.1960 ve 12 Eylül 1980 askeri müdahaleleri, Cevdet Sunay ve Fahri S.Korutürk´ün seçilmelerindeki uzlaşma.Turgut Özal ve Süleyman Demirel´in cumhurbaşkanı oluşları.200´de Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer´in Cumhurbaşkanı oluşu...
...
| 13,75 YTL (5 Satıcı)
|  |
|
| | | | Havva´nın Yedi Kızı / Bryan Sykes En yaşlı akrabanız kaç yaşında?
Profesör Bryan Sykes?ın yaptığı araştırmalara göre en yaşlısı 45.000 yaşında olabilir!
Oxford Üniversitesi genetik profesörlerinden Sykes,1994?te İtalya Alplerinde keşfedilen 5000 yıllık Buz Adam Ötzi?yi incelerken, sadece anneden çocuğa geçen bir genin nesiller boyunca hiç değişmeden korunduğunu saptadı. Kısa süre sonra Buz Adam?ın bir akrabasının İngiltere?de yaşadığını ortaya çıkardı. Yaptığı araştırmaların sonucunda yerli Avrupalıların hepsinin toplam yedi kadının soyundan geldiğini açıkladı: Katrine, Helena, Ursula, Velda, Jasmine, Tara ve Xenia. En yaşlısı 45 bin, en genci ise 10 bin yaşında!
Havva?nın Yedi Kızı?nda Sykes, Buz Adam?la başlayan bu bilimsel macerasını okuyuculara aktarıyor. Rus İmparatorluğu?nun son kraliyet ailesi Romanovlar üzerinde, Pasifik?te, Çedar Adam?la ilgili yaptığı araştırmaları ve yedi kıza ulaşana kadar takip ettiği yolu anlatıyor Profesör Sykes.
...
| 12,75 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Mezopotamya ve Kürdistan´a Gizli Yolculuk / E. B. Soane İngiliz seyyah ve siyasi yönetici E. B. Soane, 1907 yılında Mezopotamya ve Kürdistan seyahatine çıktı. Önceden Müslüman olup Mirza Gulan Hüseyin Şirazi adını alan Soane, Süleymaniye ve Halepçe´ye gidip Adile Hanım´ın hizmetinde yer aldı. Bağdat ve Mendeli´deki görevlerinden sonra İngilizler tarafından Xaneqin´i idare etmek üzere atandı. Eski Mezopotamya Sivil Komiseri Sir Arnold T. Wilson´ın belittiğine göre; "Türklerin yıkmış oldukları şehri yeniden inşa etti, güveni yeniden tesis etti, eğitim dili Türkçe ve Arapça değil Kürtçe olan okullar açtı ve tamamen Kürt olan bu bölgenin yerel yönetimine belirgin bir Kürt karakter kazandırdı."
"Nazik", "cömert" ve "eşsiz" diye nitelediği Kürtler´e minnettarlığını dile getiren Soane, şimdiye kadar vahşi, hain ve zalimliğin ta kendisi olarak gösterilmiş olan bu ulusal karakteri günyüzüne çıkarmak istediğini belirtiyor.
...
| 17,60 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | İslam´ın Aktüel Değeri İslam´ın aktüel değeri, İslam´ın kendi kendine değer biçmesi değildir: Bireyin, yaşadığı dünyadan, sahip olduğu ihtiyaç ve amaçlardan hareket ederek dini değerlendirme tecrübesidir. Bu tecrübe, bireyin, İslam hakkında kendisine özgü davranış, duygu ve inançlarını ifade eden cevaplarını kapsamaktadır. İslam´ın değişik boyutları konusunda bireyin ifade ettiği olumlu ya da olumsuz cevapları, kişinin dünya görüşünde dini yargıların ayrışması olarak değerlendirebiliriz.
...
| 5,60 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Birgi´de Toplumsal Yaşam ve Değişim / Firdevs Gümüşoğlu "Bu kitap, İzmir´e bağlı Ödemiş ilçesinin Birgi beldesinde yapılan bir belde monografisi çerçevesindeki çalışmanın verilerine dayandırılarak kaleme alınmıştır.
Türkiye´nin toplumsal ve çevresel koşullar açısından hızla kabuk değiştirdiği koşullarda Birgi; antik dönemden, Bizans´tan, Aydınoğlu Beyliği´nden, Osmanlı İmparatorluğu´ndan kalan eserleriyle zengin bir tarihsel kültürel birikime sahiptir.
Birgi, Aydınoğlu Beyliği zamanında İbn-i Battuta´yı, Osmanlı egemenliği sırasında da Evliya Çelebi´yi konuk etmiştir. Bu gezginler, seyahatnamelerinde Birgi´yi ve zenginliğini anlatmaktadırlar"
...
| 21,00 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Osmanlı İmparatorluğu´nda Madenciler ve Devlet / Donald Quataert Elinizdeki çalışma, Osmanlı tarih yazıcılığındaki hâkim akımlardan ayrılmaktadır. Devlet odaklı olan önceki çalışmaların çoğu; maden havzasındaki üretim, devlet politikaları, emperyalizm ve gayrimüslimlerin maden sahibi olmaları gibi meseleleri ele almışlar, işçileri ise Osmanlı Devleti´nin ilgisizliğinin kurbanları ve Cumhuriyet dönemi devlet politikalarından faydalanan kişiler olarak görmüşlerdir. Bu bakış açısı, hem kömür havzasındaki değişimin kronolojisine hem de söz konusu değişimin motorunun kim olduğuna dair kavrayışımızı olumsuz bir şekilde etkilemekteydi. Donald Quataert, Zonguldak kömür madencilerini konu alan diğer yazarlardan farklı olarak, işçilere devlet merkezli bir açıdan bakmak yerine, çalışmasının odağına madencileri, onların çalışma koşullarını yerleştirmektedir. Bu eser, Osmanlı toplumunda, aileleriyle birlikte toplam nüfusun yüzde doksanını oluşturan ve ekonomik zenginliğin üreticisi olan işçilerin, köylülerin ve diğer seçkin olmayan grupların hayatlarını anlatan emek tarihi alanına önemli bir katkıda bulunmaktadır.
Madenciler ve Devlet, kullanılan kaynaklar bakımından da Osmanlı tarih yazıcılığının genelinden ayrılmaktadır. Osmanlı tarihsel anlatılarının büyük çoğunluğu kaynaklarını, Osmanlı Devleti´nin İstanbul´daki devasa arşivinde bulmaktadır. Oysa son zamanlarda ikinci bir veri grubu olarak ortaya çıkan Osmanlı mahkeme kayıtları, imparatorluk perspektifinden ziyade oldukça önemli olan yerel bakış açısını sunmakta ve seçkin olmayan Osmanlıların yaşamlarına dair daha iyi bir yaklaşım imkânı sağlamaktadır. Burada emek tarihçileri ve diğer tarihçiler için üçüncü bir veri grubunun değerini gösteren farklı bir kaynak temel alınmaktadır. İmparatorluk sınırları içinde, hane içi üretimden ve küçük atölyelerden tutun da fabrikalara, maden işletmelerine kadar binlerce irili ufaklı işgücü yoğunlaşması mevcuttu. Bu emek gruplarının kayıtlarının, ister devlet, ister özel sermaye tarafından oluşturulmuş olsun, bir kısmı farklı illerde dağınık bir şekilde bulunmaktadır. Bu çalışmada kullanılan belgelerin hemen hepsi tam yerinde, yani maden havzasında oluşturulmuştur. Başka bir ifadeyle bu belgeler İstanbul odaklı bürokrasi içerisinde değil vilayetlerde ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu anlatının esas aktörlerine daha yakın bir bakış açısı sunmaktadır. Eylemin hemen yanı başında yazılan belgeler olmaları itibariyle bunlar, emekçi ve köylü gruplara en yakın bakış açısını verirler.
Özetle bu çalışma, Zonguldak kömür havzasında çalışan işçilerin dramatik yaşamlarının berrak bir resmini gözlerimizin önüne seriyor.
...
| 17,50 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Medya Okuryazarlığı Elkitabı / Kemal İnal Medya okuryazarlığı artık yediden yetmişe herkesin gereksinimi olan bir eğitim haline gelmiş durumda. Zira medya, hayatımızın neredeyse her anında ve her türlü mekanında bize sadece enformasyon vermekle kalmıyor, aynı zamanda değerlerimizi, bakış açımızı ve hatta kimliğimizi şekillendirmeye devam ediyor. Bir kitle iletişim aracını ya da ortamını (medium) kullanmak, sadece teknik anlamda birtakım bilgiler edinmenin ötesinde başka tür bilgilenme ve bilinçlenmeyi de gerektiriyor. Medya karşısında eleştirel bir bilinç ve farkındalık kazanmak, her şeyden önce medyanın mülkiyeti, grameri (dili) ve ideolojik işlevlerini bilmeyi içeriyor.
Medya Okuryazarlığı Elkitabı, biçim ve içerik itibariyle lisans ve lisans üstü düzeyler için tasarlanan bir ders kitabı formatında. Aynı zamanda medya konusunda eleştirel bir duruş edinmek isteyen herkes için bir kılavuz kitap niteliği de taşıdığına inanıyoruz.
...
| 11,05 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Gazetecilik / Ian Hargreaves Gazetecilik kurumunun dünyanın hemen hemen her yerinde yaşadığı mesleki yıpranmaya karşın hâlâ büyük bir etkiye sahip olduğu doğrudur. Küresel terörizmden Amerikan başkanlık seçimlerine, sosyetik skandallardan çevre felaketlerine kadar birçok konuda kamuoyu oluşturmanın etkili bir yolu olarak varlığını sürdürmektedir gazetecilik. Bu özlü çalışma, haber kaynaklarının işleyişi ve haberin dolaşıma girmesiyle ilgili pratik ayrıntıları olduğu kadar, gazetecilerin karşı karşıya kaldığı etik bağlayıcılıkları ve mesleki tavır alışları da irdeliyor. Basın özgürlüğü, ifade hürriyeti, temel ahlaki kodlar ve daha birçok esas üzerine nitelikli bir soruşturma.
...
| 9,35 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Medya ve Popüler Kültür / Enderhan Karakoç İnsan ve Toplumu Bir Arada Düşünmedikçe Popüler Kültürü Tartışamayız -M. Bilal Arık- Neoliberal Estetik`ten `Habit`e Bourdieu Ve Popüler Kültür -Hüseyin Köse-
Bir Tüketim Eylemi Olarak Popüler Kültür -Derya Tellan-
Küresel Köyün Küresel Propagandası: Medya-Kültür İlişkisi -Enderhan Karakoç-
Kültürün Gücü Ve Etkileri -Caner ArabacıI-
Yeni Öte Dünya: Medya -Kazım Tolga Gürel-
Türkiye´de Tektipleşen Medya Ortamı: Magazin Rüzgarları Eşliğinde Magazinleşen Haberler -Erdal Dağtaş-
Popüler Kültür Ve İkonları: İbrahim Tatlıses Örneği -Levent Yaylagül-
Popüler Kültür Ve `Popülerleştirilen` Genç Kız İmgesi -Onur Bekiroğlu - Tezcan Özcan Kutlu-
Bir `Metissage` Sineması Olarak Fatih Akın Filmlerinde `Yabancı`lık ve Yabancılaşma -Aytekin Can - Murat Aytaş-
...
| 12,99 YTL (4 Satıcı)
|  |
|
| | | | Haber, Söylem, İdeoloji / Yusuf Devran Haberi bir söylem olarak çözümleyen özellikle Batı kaynaklı çalışmalar, bugüne kadar önemli birikim alanı ortaya koymuştur. Türkiye´de de 90´lı yıllardan beri bu literatürün yoğun okunması ve geleneksel yaygın medyanın haber metinlerine uygulanması iletişim ve medya araştırmalarının vazgeçilmez bir güzergâhını oluşturmuştur. Medyada konu edilen her olaya, duruma, olguya ilişkin haberin kurulumu, bu metinlerde nelerin, nasıl temsil edildiği, mevcut toplumsal güç ve iktidarın nasıl kurulduğu soruları habercilik çalışmalarındaki eleştirel bakışı ortaya koymuştur. Bu bakış araştırmacıların ana düzlemi ve sürekli pratik alanı haline gelmiştir.
Dil ve söylem bir güç/iktidar mücadelesi alanı, gerçekliği farklı biçimleriyle yeniden inşa etme imkânının kaçınılmaz yordamı ve inceleme mekânıdır. Haberin söylemi konu olunca, söylemde bulunanlar haber konusu olan olay üzerinden kendi ideolojisini yeniden inşa etmekte ve bu ideolojinin toplumda egemen olması için uğraş vermektedir. İşte bu kitapta haber, söylem ve ideoloji konusu bu bağlamda ele alınmaya çalışılmıştır. Kitap özellikle iletişim fakültesi öğrencileri, medya çalışanları ve tüm medya okurları için yol gösterici bir eser niteliği taşımaktadır.
...
| 9,60 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Büyülü Gözlüğümü Çıkarınca / Seher Keçe Türker Seher Keçe Türker bir turist rehberi değil, sözcüğün tam anlamıyla, eski usül bir gezgin. Elinizde tuttuğunuz kitap da bir gezi rehberi değil, son derece öznel ama bir o kadar evrensel bir seyahatname. Bu kitap size en güzel otelleri, en güzel kumsalları ve yerel çarşıda nasıl pazarlık yapabileceğinizi öğretmeyecek. Tersine, belki de bu tür şeylerden biraz uzak durmayı öğretecek çünkü bu kitap, size bugüne kadar yabancı gibi gelen kültürlerin, aslında düşündüğünüz kadar yabancı olmadığını hissettirecek. Büyülü Gözlüğümü Çıkarınca´da toplumların ve halkların görünen yanlarını değil, gündelik, sıradan ve biraz da gizli kalmış yanlarıyla tanışacaksınız. Harput´dan başlayarak Hamburg´a kadar uzanan bir rotada, bu arada yurt-içi ve yurt-dışı ayrımı yapmaksızın, yaşadığımız dünyadan bir parça tadacaksınız.
...
| 12,00 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Palancı Yakup / Cevdet Akçalı Palancı Yakup, Osmanlı esnafının son mümessillerindendir. Mesleği palancılık´tır., Yani atların eğerlerini, semerlerini, palanlarını imal eder veya bunları tamir eder. Kozanda, alceylan isimli meşhur bir koşu atı vardı. Adana´da veya kazalar arasında yapılan at yarışlarında, daima birinci gelirdi... Koşuya başladığı zaman, kuyruklarını diker, en öne fırlar, kimseye ön vermeksizin yarışı bitirirdi. Onun şöhretini duymayan kalmamıştı. Yakub´un dükkanı, kasabanın ana çarşısı üzerindeydi...Gelip geçenler sohbet etmek veya dinlenmek için oraya uğrarlardı. Yakub´un en büyük zevki de,dükkanına gelenlere alceylan hakkında konuşmak ve göklere çıkartarak methetmekti. Onun nasıl koşuya başladığını, nasıl uçar gibi gittiğini, Türkiye´de onu geçecek at bulunmadığını ballandıra ballandıra anlatırdı. Hayatımda güzel bir şey gördüğüm, bir şeye imrendiğim zaman, aklıma hep palancı Yakup gelir. Kendi kendime düşünürüm: Yakup, alceylanın eğerini tamir etmek suretiyle, onun başarısına bir katkıda bulunmuş olmanın gururunu duyuyordu. Kendi kendime düşünüyordum: Acaba ben de, imrendiğim, hayran kaldığım bazı eserlere bir katkıda bulunarak veya bulunduğumu zannederek, kendimi mutlu hissedemez miyim?
...
| 9,00 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Medya Kaza Raporları 3 / Azime Acar MEDYA KAZASINDAN KORUNMANIN YOLU VAR MI? EVET VAR Medya Eğitimi ile... Medya dünyasını ve bu dünyanın çalışanlarıyla, gazetecileri yakından tanırsınız... Gazetecilerin NEYİN PEŞİNDE olduğunu, hangi koşullarda çalıştığını kavrarsınız... Hassas noktaların farkına varırsınız... Hayatın içinden örneklerle... Kamera karşısına geçersiniz... Sektörünüze ve şirketinize özel, gerçeğe çok yakın röportaj, basın toplantısı, demeç verme provası yapar, deneyim kazanırsınız... TV, yazılı basın, radyo veya telefon görüşmelerinize yardımcı olabilecek tekniklerle... Hikayenizi habere dönüştürmenin yollarını, medya ile iletişim kurma araçlarını ve ne zaman kullanabileceğinizi öğrenirsiniz... Mesaj oluşturma ipuçlarıyla... Ne HABERDİR, ne değildir?... Atlatma haberin değerini kavrar, bayat haberin kokusunu uzaktan duyar hale gelirsiniz... Medyanın beklentilerini kavrayarak...
...
| 9,00 YTL (4 Satıcı)
|  |
|
| | | | Çingenelerin Kitabı / Ali Mezarcıoğlu `Çingenelerin Kitabı, Çingene olmayanlar için Çingenelerin dünyasını anlamaya dönük bir anahtar, Çingeneler içinse kendi öz evlatlarının alın teriyle yazılmış bir gurur vesilesidir. Bu kitabı yazmak için dökülen her damla ter, insanlığa ve kardeşlerime helali hoş olsun.` Ali Mezarcıoğlu Çingenelerin Kitabı; dünyanın, toplumun ve tarihin Çingenelerin gözünden anlatılması için bir başlangıç denemesidir... Çingenelerin Kitabı bir Çingene tarafından, Çingenelerin kavramları, Çingenelerin dünyaya bakış açısı ve değer yargıları merkeze alınarak yazıldı. Çingenelerin Kitabı´nın temel çıkış noktası; www.cingeneyiz.org sitesinde 4 yıla varan bir zaman süreci içerisinde geliştirilen, özgün bir bakış açısının derli toplu bir biçimde ortaya konulmasıdır. Bu bakış açısı sürekli yeni gözlem ve olgularla zenginleştirilerek bugünkü halini almış ve geniş kitlelerle paylaşılmıştır. Önyargılarla şekillenmiş sahte Çingene imajının peşinde olanlar bu kitapta aradıklarını bulamayacaklardır. Bu kitapta anlatılan barışçı bir zanaat medeniyetinin, evrensel bir insanlık kültürünün hikayesidir.
...
| 10,20 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Hayat Akıp Giderken / Benian Çulhaoğlu `İçimde buruk bir mutluluk vardı. Gerçekle düş arasında bir şeylerdi yaşadıklarım. Darmadağınık düşünceler içinde, gözlerim yaşlarla, yüreğim kitap sevgisiyle dolu olduğu halde arkama döndüm. Ve son kez baktım çocukluğumun küçük cennetine`
Bir yanda bizim biz olmamızı sağlayan iç dünyamız. Diğer tarafta iç dünyamızı unutturacak kadar bize hakim dışarıdaki yaşamımız. Bize düşen hayat ödevi ise bu ikisini uyum içinde götürerek yaşamı devam ettirmek?
Davranış bilimleri uzmanı Benian Çulhaoğlu, düşüncelerinden, deneyimlerinden yola çıkarak hazırladığı öykü ve makale tadındaki kitabında, seyhate, edebiyata ve kültür-sanata dair yaşamındaki izleri okurlarla paylaşıyor. Ve insanı ´insan´ yapan değerleri? `Hayat Akıp Giderken` bizi sevmeye, okumaya, yeni yerler görmeye, anmaya, anlamaya davet ediyor; yaşamdan biriktirdiklerimizi gözden geçirmemiz gerektiğini hatırlatıyor?
...
| 7,80 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Sosyal Medya Pazarlaması / Erkan Akar Gün geçmiyor ki içinde bulunduğumuz `Çağın Ruhuna` uygun bilişim teknolojisiyle ilgili bir kitap yayınlanmasın. Son iki yıldır, patlama yapan sosyal medya ve sosyal ağlar günümüzün en çok dikkat çeken konuların başında gelir. Sosyal medya ve sosyal ağlar ile pazarlama arasındaki bağın kurulması, doğal olarak genç kuşak pazarlama akademisyenleri tarafından gerçekleşebilirdi. Değerli meslektaşım Erkan Akar da bunu başarıyla gerçekleştirdi bu kitapta. Elinizdeki kitap, alanında öncü ilk kitaplardan biri olmasına karşın, konuya teorik açıklamalar ve pratik yaklaşımlarla ve nelerin, nasıl olduklarına ağırlık vermekle özgün bir nitelik kazanmaktadır. Kitabın içerdiği ve dile getirdiği konuların pratik ve yararlı olması, bunun yanında okunması kolay ve okuyucunun ilgisini çekecek bir tarzda olması, her kuruluşun pazarlama çalışmalarında yaşama geçirilebilecek uygulanabilir önerilerle dolu olması, bu kitabın mutlaka okunmasını gerekli kılıyor. -Prof. Dr. Yavuz Odabaşı-
`Kurumsal web siteleri, e-ticaret siteleri, elektronik pazaryerleri ve şimdi de sosyal ağlar. İnternet toplumu genel ve mikro ağlarda toplanıyor. Haberleşiyor, paylaşıyor, işaretleşiyor, örgütleniyor, tepki üretiyor. Kısaca her geçen gün daha çok insan ve kurum internette sosyal ağlarda yaşamaya başlıyor. Kurumsal bloglar, YouTube, Facebook hayatımızın birer parçası. Dr. Erkan Akar bu ilginç ve güncel konuyu yalın, akıcı ve anlaşılır bir Türkçe ile hem iş dünyasına hem de akademik dünyaya başarılı bir şekilde anlatıyor...` -Prof. Dr. İbrahim Kırcova-
Sosyalleşmeyi bilgi bağlarıyla öğrenen bir kuşağın pazarlama gözlüğü takan gözlemcisi Erkan Akar, `Blogla Pazarlama` kitabından sonra yeni çalışmasında sosyal medyaların hayata dair yansımalarını akademik bakış açısıyla irdeleyerek, gelecekteki çalışmalara öncülük yapıyor. Pazarlama uygulamaları açısından yeni bir pencere olan sosyal medyalar hakkındaki temel kavram ve tartışmaları içeren çalışmasından dolayı sevgili genç meslektaşımı kutluyorum. -Prof. Dr. Muazzez Babacan-
...
| 13,50 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| |
|
|
|
|
| |
| |
|
|
 |
 |
|
|