|
|
|
 |
|
En Düşük Fiyat |
 |
| | Atatürk´ün İlkeleri ve Düşünceleri / Ahmet Köklügiller Bu koyduğumuz ilkeler, bugünün gereksinmelerine göre, ulusumuzun uygarlık yolunda gelişmesi için faydalı bulduklarımızdır. Ancak toplumsal bünye, sürekli gelişen ve evrime yönelmesi zorunlu olan durumdadır. Bilim ve teknik ise, her an yeniliklere, yeni buluşlara açıktır. Bu durum karşısında, insanların istek ve gereksinmeleri, hem maddi, hem manevi olarak, sürekli çoğalan biçimde gelişir. Devrimcilik ilkesine bağlı oldukça, Türk toplumu uygarlık dünyasında geri kalmama yolunu bulacaktır. Ancak bunda gözönünde tutulacak nokta, ulusal bütünlüğümüzü ve çıkarlarımızı ulusal benlik bilinci içinde en titiz bir özenle korumaktır. M. KEMAL ATATÜRK
...
| 11,05 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´e Kurulan Pusu / Osman Selim Kocahanoğlu Bu kitaptaki yorum ve analizler hepimiz ve herkese olduğu kadar; tarihsel gerçeklikleri özgün kavramıyla değil dogmalarla algılayan medrese tilmizlerine; haham ve rahiplere gösterilen hoşgörünün zerresini Cumhuriyet banisinden esirgeyen kürsü vaizlerine; ama ondan daha fazlası "ideolojik iflas ve, tahliye" nedeniyle dükkan boşaltıp "Gör kenarlarında» kampa çekilen sol gelenek dönmelerine hidâyet çağnsıdır. Hızlı dönemlerinde Atatürk´e "karşı devrimci" diye ideolojik tavır koyup "diyalektik materyalizmin safsata olduğuna" ancak altmışında karar verenlerin, hurma kültürlü munis mollalarla koyun koyuna oynaşmaları; Mütareke aydınının mandacı haşerelerle kol kola girişini hatırlatmakta... Muhtıra ve ihtilâl dönemi bozgunlarının kişisel intikamını cumhuriyet değerleriyle ödeşme istekleriyle; Mevdûdî-Seyyid Kutup okumasında beyin yıkayanların seksen yıllık filmi tersine sarıp "yemyeşil şeriattan bembeyaz demokrasiye" evrilme gayretleri, medrese lâikliği ve aşiret demokrasisinden başkası değildir... İzmir Suikastinin "kara kutusunu" çözmeye çalıştığımız bu kitapta; Sevr Konferansına "Biz Türkler Cengiz sürüleri gibi vahşi değiliz" türünden gerekçeler sunan "cehl-i mürekkep" sadrazamlar ve mazide kalmış her gerçekliğin zihnimizde canlanan siyasetçi prototipleri, yaşayan tarih objesi gibi aramızda dolaşıyor olacak; ibret alınmayan tarihin bir daha asla tekerrür etmeyen süreklilik olduğu görülecektir...
...
| 24,50 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Gazi´nin Hayatı 1881-1938 / Naci Kasım Elinizdeki kitap, gerek Türkiye Cumhuriyeti´nin ve gerekse mazlum ulusların kaderini değiştiren, emperyalizme karşı Ulusal Bağımsızlık Savaşı´nın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün, kendi ağzından yaşamı ve bu tarihsel süreçte başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Osmanlı, Balkanlar, Ortadoğu, Avrupa ve hatta dünyanın dününü ve bugününü anlama yolunda önemli ve birinci elden bir kaynak ve başvuru belgesidir.
...
| 0,00 YTL (0 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Altı Ok´u / Erkin Yurdakul Atatürkçülük, taklit bir ideoloji değildir. Atatürkçülüğün referansı eski çağın ideoloji ve uygulamaları değil modern çağın kendisidir. Bu nedenle de Atatürkçülük, eski çağ kalıp ve modelleri içine sığdınlamaz ve hapsedilemez. Altı Ok ve Atatürkçülük, kendine özgü çıkış noktalan olan, gelişim süreci olan, ama sonuçlan tüm dünyanın mazlum milletleri için bir çok şey ifade eden bir ideolojidir. Bu ideolojinin adı Ulusal Sol´dur. Ulusal Sol´un, Türkiye´deki adı Atatürkçülüktür.
...
| 0,00 YTL (0 Satıcı)
|  |
|
| | | | 19 Mayıs 1919 Atatürk Yeniden Samsun´da / Turgut Özakman 19 Mayıs 1999 / Atatürk Yeniden Samsun´da romanının bu ikinci ve son kitabında, Atatürk ile silah ve devrim arkadaşları, liderlerden son elli yılın hesabını soruyorlar: Süleyman Demirel, Kenan Evren, Bülent Ecevit,Deniz Baykal, Necmettin Erbakan, Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli ve Tansu Çiller. Menderes, Özal, ayrıca bu sırada hapisanede bulunan Recep Tayyip Erdoğan da değerlendiriliyor.Liderlerin kişilikleri, demokrasi, ekonomi, 27 Mayıs, 12 Mart,12 Eylül, 28 Şubat, kalkınma anlayışı, laiklik, din sömürüsü,irtica, tarikatlar, Said-i Nursi, Fethullah Gülen, Türk-İslam Sentezi, 2. Cumhuriyetçiler, imam-hatip okulları, türban, YÖK,üniversiteler, TRT, Kültür Bakanlığı, Atatürk´ün vasiyeti, dil sorunu, Devlet Sanatçılığı, PKK, Çiller´in serveti vb. konu ve sorunlara değiniliyor.Elli yılın traji-komik hikâyesini anlatan bu şaşırtıcı romanı okuyun ve okutun!
...
| 10,79 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Sofrası / Oğuz Akay Bugüne kadar yer yüzünde sayısız sofralar kurulup dağılmıştır; bugünden sonra da kurulup dağılacak bir hayli sofralar vardır. Biz bunların içinde, edebiyat tarihine mal olmuş Cemşid´in sofrasıyla felsefe tarihine geçmiş Eflatun´un sofrasını biliyoruz. Öteki sofralardan, onlarda ne yenilip içildiğinden haberimiz yok. Ancak hepsinin üstünde bir şöhret taşıyan Gazi´nin sofrasını tanıyoruz ki ettiği geniş mana bakımından, milli ve umumi genel tarihte yer alsa değer.
Gazi´nin sofrası Harbiye Mektebi´nden muvakkat (geçici) kabrine kadar, bütün mesleki ve siyasi hayatınca sayısız davetlere, sayısız mevzu ve meselelere bir imaret gibi açıktı.
Yıllarca devam eden bir sofrada elbette nefis içkiler ve müstesna yemekler bulunur; fakat biz Gazi´nin sofrasında yer almış bahtiyarların ağzından: "Dün akşam öyle bir suböreği vardı ki... Hele hurma tatlısı ağzımızda dağılıyordu!" gibi alelade davetlerin hatırası olan alelade sözleri işitmiş değiliz. O sofrada, her halde, içkilerin nefasetini ve yemeklerin lezzetini mağlup eden bambaşka bir iksirin varlığına şüphe yoktur.
Onun sofrasından ayrılanların dilinde iyi pişmiş bir yemek bakiyesi değil, gönlünde hararetli bir sohbetin devamı yaşardı; ve o sofraya koşanlar mideleriyle değil, dimağlarıyla ziyafete iştirak ederlerdi.Onun sofrasında geçmiş hadise ve mevzuları, imkan nispetinde, bir araya toplayabilecek olan röportaj muharriri (yazarı), öyle ümit ediyoruz ki, en canlı bir istiklal ve inkılap tarihini vücuda (meydana) getirmiş olacaktır. Faruk Nafiz Çamlıbel
...
| 6,40 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Cuma Hutbeleri / Emine Şeyma Usta Atatürk, Hilafeti kaldırarak ve tekke ve zaviyeleri kapatarak Türk Milletini kara taassuba iten her tür gericiliğe karşı bir mücadele başlatmıştı. İbadet dilinin Türkçeleştirilmesi, milletin samimi dini duygularının istismar edilmesinin önüne geçebilmek için gerekliydi. Atatürk dönemine kadar Arapça okunan Cuma hutbelerinin Türkçeleştirilmesi işte bu mücadelenin bir parçası olarak gündeme gelmişti. Elinizdeki kitap, Atatürk´ün isteği üzerine, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi tarafından hazırlanan Cuma hutbelerinden oluşmaktadır. Atatürk´ün Cuma hutbeleri öncelikle ilk Türkçe hutbeler olmaları nedeniyle önemlidir. Ayrıca hutbelerin içeriği bizzat Atatürk´ün kontrolünde hazırlanmıştır. Bu nedenle hutbelerde devlet ve millet sevgisi aşılanmaya çalışılmakta, gerici akımlara karşı laik bir anlayışla Türk Milletinin dini sorumlulukları hatırlatılmaktadır.
Atatürk döneminde camilerde okunan bu hutbeler, Atatürk´ün ölümünden sonra hasıraltı edilmiştir. Atatürkçü din bilgini Emine Şeyma Usta tarafından tekrar ortaya çıkarılan bu hutbeleri, hem Atatürk´ün dine bakışını göstermek, hem de Atatürk´ün ölümünden sonra yaşanan karşıdevrim sürecinin bu hutbeleri nasıl gizlediğini hatırlatmak için günümüz Türkçesine aktararak yeniden yayınlıyoruz.
...
| 8,00 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | A´dan Z´ye Kurtuluş Savaşı ve Atatürk Dönemi / Abdullah Özkan Kurtuluş Savaşı öncesi ülkenin durumu, Milli Mücabele´nin başlangıç yılları, cumhuriyetin ilanı ve Atatürk dönemi olarak üç ciltte ele alınan, kurtuluş savaşımızla ilgili bilmek istediğiniz herşeyin A´dan Z´ye alfabetik sırayla ele alındığı bu eserde, döneme damgasını vuran asker ve sivil kişiler, kongreler, direniş mitingleri, savaşlar ve antlaşmalar, ayaklanmalar, partiler, dernekler, bu dönemde çıkan dergi, gazete ve kitaplar, Kurtuluş Savaşı konulu romanlar ve özetleri, Atatürk´ün hayatı, eserleri ve en büyük eseri devrimleri yer almakta... Tüm ayrıntılarıyla Türkiye Cumhuriyeti´nin kurtuluş öyküsünün anlatıldığı eserdeki pek çok madde; Atatürk´ün, büyük eseri Nutuk´ta konuyu ne şekilde ele aldığını gösteren bölümlerle desteklendi. Konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacak harita, kroki, fotoğraf ve alıntılarla zenginleştirildi.
...
| 165,75 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Bütün Eserleri 17 / Mustafa Kemal Atatürk Atatürk´ün Bütün Eserleri, yalnız bir derleme ve özgün metinlere göre düzeltme çalışması sınırları içinde kalmamış, bir araştırma ve keşif faaliyeti boyutlarına ulaşmıştır. Kaynak Yayınları, Atatürk´e ait ülkemiz ve yabancı ülkeler arşivlerinde gizlenen belgelere ulaşmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış ve özel bir çalışma yürütmüştür. Bu çabalarımızın ürünlerini toplamaktayız. Özellikle Türkiye ve eski Sovyetler Birliği arşivlerinde bulduğumuz, yüzlerce yeni belge, yazı, mektup, demeç, tutanak, görüşme ve konuşma, Türkiye devrim tarihinin bazı aşamalarını yeniden yazmayı gerektiren bilgileri ve kanıtları içermektedir...
Atatürk´ün Bütün Eserleri Danışma Kurulu: (Alfabetik soyadı sırasına göre) M. Türker Acaroğlu Prof.Dr. Feroz Ahmad Prof.Dr. Sina Akşin Talip Apaydın Prof.Dr. Zeki Arıkan Prof.Dr. İlhan Arsel Ercüment Hüsnü Baki Nejat Birdoğan Muazzez İlmiye Çığ Ali Dündar Yrd.Doç.Dr. İsmet Görgülü Prof.Dr. Tahir Hatipoğlu Prof.Dr. Alpaslan Işıklı Suphi Karaman Prof.Dr. Nejat Kaymaz Necdet Kurdakul Em.Tümg. Turhan Olcaytu Emin Özdemir Sadık Perinçek Dr. Doğu Perinçek Prof.Dr. Tülin Sağlamtunç Zeki Sarıhan Prof.Dr. Taner Timur Prof.Dr. Şerafettin Turan Gürbüz Tüfekçi Memet Türkan
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye halkının ulusal demokratik devrimi´nin önderidir. O´nun hayatı, daha 1908 Devrimi öncesinden 1938´de hayata göz yummasına kadar toplumumuzun devrim süreçleriyle iç içedir. Atatürk, çağımızın iki büyük devrim dinamiğinden birini oluşturan Mazlumlar Dünyası´nın başarıya ulaşan ilk devrimine önderlik etmiştir. Bu nedenle, O´nun başında bulunduğu eylem, yalnız ulusal tarihimize damgasını vurmakla kalmamış, insanlık tarihinin yaratılmasına da önemli katkıda bulunmuştur. Kurtuluş Savaşı´mızın ve Cumhuriyet Devrimi´mizin, bir bütün olarak, bütün dünyada Kemalist Devrim diye bilinmesi, başka deyişle O´nun adıyla anılması doğaldır. Bu gerçekler ışığında, Atatürk´ü bilmek ve anlamak, 20. yüzyıl Türkiye´sini ve dünyasını inceleme ve açıklama çabasının bir gereğidir. Oysa O´nun önderliğindeki büyük devrimci eylemi ateşleyen ve yönlendiren düşünce birikiminin belgeleri, çeşitli kitap, dergi, gazete, yayın ve arşivlere dağılmıştır. Bu nedenlerle, araştırmacılar ve ilgililer, Türkiye Devrimi´ni bütün yönleri ve derinliğiyle inceleme ve açaklama olanağından yoksundur.
...
| 25,50 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Mustafa Kemal´in Ağzından Vahidettin / Falih Rıfkı Atay Atatürk´ün gerçek hatıralarını, onun en yakın çalışma arkadaşı ve sırdaşı Falih Rıfkı Atay kalieme almış ve Atatürk´ün izniyle 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye Gazetesi´nde yayınlatmıştır. Atatürk´ün Vahidettin hakkındaki düşünceleri, anıları ve yorumları en gerçek haliyle bu hatıralardadır. Falih Rıfkı Atay bu hatıralarla ilgili şunları kaydetmektedir: "İzmir´e giren Mustafa Kemal, İzmir´de Yakup Kadri ile beni kabul ettiği vakit, anlatış kuvvetine hayran kalmıştım. Konuşma sanatını en iyi bilenlerden biri idi. Uzun yıllar boyunca hemen hemen bütün hatıralarını dinlemek bahtiyarlığını kazandım. Her akşam iki saat o konuşur, ben not tutardım; ertesi gün bu notlara biraz düzen vererek okur, bir itirazı olmazsa yayınlardık. Hatıralar üç kısım olacaktı; Dünya Harbi´ne ait olanlar, mütareke sırasında İstanbul´daki faaliyetlere ait olanlar, nihayet Kuvay-ı Milliye devrine ait olanlar... Bizim elimizde bulunan notlar mütareke esnasında Adana´dan İstanbul´a gelişi ile Samsun´a ayak basışı arasındaki dönemin hatıralarıdır. Mustafa Kemal´i İstanbul´dan ayrılarak Anadolu´ya gelmeye ve Türk tarihinin başlıca büyük hareketlerinden birine başlatmaya sevk eden sebepler bu hatıralardan anlaşılmaktadır."
...
| 4,22 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Ata´nın Hayatındaki On Dokuz Kadın / Süleyman Yeşilyurt İlk göz ağrısı Müjgan, Mustafa Kemal´in gençlik heyecanlarının esrik duygularında platonik kalp çarpıntıları yaratırken; Sofya günlerinde sevgi dolu ruhunda fırtınalar estiren Mara Dimitrina, Nicolina Radoslavof, Elena Akçof ve Hilda Christianus ona aşk denilen olgunun unutulmaz hazzını yaşatmışlardır. Hüzün, veda, ayrılık, yaşanan duygusal aşklar, birbirinden çarpıcımektuplar ve belgeler rehbirliğinde yazdığın "Atatürk´ün Hayatındaki On Dokuz Kadın", yarım yüzyıldır yıkılamayan tabuların yıkılması olmuştur ki, bu önemli gelişmeler gerçek manada Cumhuriyet´in kuruluşundan günümüze kadar süregelen klasizm tarihinin inandırıcılığını yitirmesinin miladı sayılır.
...
| 8,08 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Bütün Eserleri 16 / Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye halkının ulusal demokratik devriminin önderidir. O´nun hayatı, daha 1908 Devrimi öncesinden 1938´de hayala göz yummasına kadar toplumumuzun devrim süreçleriyle iç içedir. Atatürk, çağımızın iki büyük devrim dinamiğinden birini oluşturan Mazlumlar Dünyası´nın başarıya ulaşan ilk devrimine önderlik etmiştir. Bu nedenle, O´nun başında bulunduğu eylem, yalnız ulusal tarihimize damgasını vurmakla kalmamış, İnsanlık tarihinin yaratılmasına da önemli katkıda bulunmuştur. Kurtuluş Savaşı´mı-zın ve Cumhuriyet Devrimi´mizin. bir bütün olarak, bütün dünyada Kemalist Devrim diye bilinmesi, başka deyişle O´nun adıyla anılması doğaldır. Atatürk´ü kaybetmemizden bu yana 60 yıl geçtiği halde, yazı ve konuşmalarını, bir arada ve asıllarına uygun olarak yayımlama görevi, ne yazık ki, bugünlere kalmıştır.
...
| 25,50 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ten Türkiye´ye Işık Tutan Konuşmalar / Halil Bal İstiklal ve hürriyet aşığı bir lider, toplumcu bir önderdir Mustafa Kemal ATATÜRK... Çağdaş, ulusal bir ruh yaratmış, toplumun mutluluğunu kendi huzurunun kaynağı saymış, tükenmişliğin, yıkılmışlığın acısı içinde kıvranan insan topluluğuna millet olmayı anlatmış bir öğretmendir... Atatürk´ü anlatmak için şüphesiz ki, sözcükler yetmez. Buna kitaplar da yetersiz kalır. Böyle bir dehayı ancak yaşamak, yaptıklarını anlamakla çözebiliriz. Bir de kendi ağzından söyledikleri. İşte bu kitap, Atatürk´ün çeşitli toplantılarda yaptığı konuşmalardan derlenen alıntılarla oluşturulmuştur. Bu kitap bir anahtar. Hem de gerçek bir anahtar. Tarihimizin en önemli olaylarına tanıklık etmekte
...
| 5,00 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Ülkeye Adanmış Bir Yaşam 2 / Atatürk ve Türk Devrimi / Metin Aydoğan Önsöz Son zamanlarda, okurlarımdan aldığım iletilerde, belirgin bir artış, niteliksel bir değişim var. Kutlama inceliğini göstererek bana güç veren iletiler, giderek artan biçimde, iş yapmaya ve örgütlenmeye yönelik somut öneriler içermeye başladı. Görüş ve öneri getirenler, ülkeyi savunma kararlılığıyla, güvenilir bir ulusal önderlik beklediklerini, böyle bir önderliğin ortaya çıkması halinde mücadeleye hazır olduklarını söylüyorlar. İnsanlarımızda, özellikle gençlerde, eyleme dönük, yurtsever bir devingenlik var. Ülkenin kötü gidişine tepki duyan aydınlar, bulundukları yerde bir araya gelmeye, örgütlenip birşeyler yapmaya yöneliyorlar. Kuvayı Milliye anlayışı yeniden canlanıyor. Türkiye´de, yaygın ve güçlü bir örgütün yaratılma sancısı yaşanıyor.
Türk ulusu, kendisini koruyacak öncü aydınlarını ve onların önderliğindeki ulusal örgütü yaratacaktır. Bunu görüyorum. Bana ileti gönderenlerin, ulusal örgütlenme içinde, önder olarak yer alacaklarını da görüyorum. Mustafa Kemal´in, "kendiliğinden devreye giren elektrik şebekesi, tarihin emri" dediği Kuvayı Milliye direnci devreye girecek ve halkla aydınlar arasındaki büyük buluşma yeniden sağlanacaktır. Bence, yurdunu seven herkes buna hazırlıklı olmalıdır.
Ulusal örgütlenmenin, inançla birlikte bilinci, üstelik yüksek bir bilinci gerektirdiği açıktır. Beni umutlandıran, okurlarımın bunun farkında olması ve örgütlenme yolunda, bilgilenip bilinçlenmeye özel önem vermesidir. Bilgilenmeyle ilgili, birçok öneri ya da görüş aldım ve alıyorum. Bu önerilerin bir bölümü, elinizdeki kitabın oluşmasına neden oldu.
Okurlarıma göre; günümüzü geçmişle birlikte ele alan kitaplarım, Türk aydınına bilgi sunmada önemli bir boşluğu doldurmuş, ulusal bilincin yükselmesine katkı sağlamıştır. Kitaplarım nitelikli ama çok oylumlu (hacimli)dur. Kapsadığı konular gereği, bu belli ki gereklidir. Ancak, okumanın yeterince yaygın olmadığı ülkemizde, ne denli nitelikli olursa olsun, kalın kitaplarla kitlelere ulaşmak çok güç ve herhalde olanaksız bir iştir. Küresel kültür piyasasının etkisindeki gençler; okumaya değil izlemeye, üretmeye değil tüketmeye yatkındır. Bilgi edinmek için çaba harcamak onları sıkmakta, kolay başarı peşinde koşmaktadırlar. Böyle bir ortamda, kitaplarımın yüksek baskı sayılarına ulaşması büyük bir başarıdır, ama yine de sınırlı bir kesime ulaşılmıştır. Oysa geniş bir kesim; bilgisizliğin karanlığı, bilinçsizliğin kayıtsızlığı içindedir. Bu insanlara ulaşılmalı, onlara bilgi götürülmelidir.
Kitaplarımda yer alan bilgiler, yenileriyle zenginleştirilerek, kısa ve özlü bir kitap haline getirilmeli, gençler başta olmak üzere kitlelere ulaştırmanın yolu aranmalıydı. Türkiye Cumhuriyeti´nin nasıl bir toplumsal miras üzerine kurulduğu, kalkınmak için nasıl bir yol izlendiği, halkın gönenci için neler yapıldığı, büyük başarılardan sonra bugüne nasıl gelindiği ve bugün ne yapılması gerektiği ortaya koyulmalıydı. Bu yapılırsa, sorunların kavranmasına ve aşılması için izlenecek yöntemin belirlenmesine yardımcı olunacaktı. Geçmişi bilmeyen, ancak geleceğe hazırlanmak zorunda olan gençlere, artık okullarda verilmeyen bilgiler ulaştırılmalıydı; bu çaba, ulusal bilincin yükselmesine katlı sağlayacaktı. Okurlarım bunları söylüyordu.
Öneriler, uygundu. Şimdiye dek, geniş konuları kuramsal boyutuyla ele almış, düşünce yaşamımızı zenginleştirme amacıyla kapsamlı kitaplar yazmıştım. Yazdıklarım, bana göre kalıcı yapıtlardı ve artık tamamlanmıştı. Bundan böyle önerildiği gibi, "kısa ve kolay okunabilir" kitaplar yazabilirdim. Okurlarım, bu gereksinimi açıkça ortaya koyuyor, bu işi yapmamı benden istiyordu. Örneğin bir okurum "Antik Çağdan Küreselleşmeye Yönetim Gelenekleri ve Türkler" kitabımın 3 ya da 4 kitap haline getirilmesini önermişti. Birçok okur, "Bitmeyen Oyun"un, broşür biçimindeki ilk baskısını istiyordu. Sanırım artık fazla uzun olmayan kitaplar yazacağım.
Elinizdeki kitapta, Kurtuluş Savaşı´ndan sonra girişilen kalkınma atılımında gerçekleştirilenle ...
| 10,50 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Bütün Eserleri 18 / Mustafa Kemal Atatürk Atatürk´ün Bütün Eserleri, yalnız bir derleme ve özgün metinlere göre düzeltme çalışması sınırları içinde kalmamış, bir araştırma ve keşif faaliyeti boyutlarına ulaşmıştır. Kaynak Yayınları, Atatürk´e ait ülkemiz ve yabancı ülkeler arşivlerinde gizlenen belgelere ulaşmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış ve özel bir çalışma yürütmüştür. Bu çabalarımızın ürünlerini toplamaktayız. Özellikle Türkiye ve eski Sovyetler Birliği arşivlerinde bulduğumuz, yüzlerce yeni belge, yazı, mektup, demeç, tutanak, görüşme ve konuşma, Türkiye devrim tarihinin bazı aşamalarını yeniden yazmayı gerektiren bilgileri ve kanıtları içermektedir...
Atatürk´ün Bütün Eserleri Danışma Kurulu: (Alfabetik soyadı sırasına göre) M. Türker Acaroğlu Prof.Dr. Feroz Ahmad Prof.Dr. Sina Akşin Talip Apaydın Prof.Dr. Zeki Arıkan Prof.Dr. İlhan Arsel Ercüment Hüsnü Baki Nejat Birdoğan Muazzez İlmiye Çığ Ali Dündar Yrd.Doç.Dr. İsmet Görgülü Prof.Dr. Tahir Hatipoğlu Prof.Dr. Alpaslan Işıklı Suphi Karaman Prof.Dr. Nejat Kaymaz Necdet Kurdakul Em.Tümg. Turhan Olcaytu Emin Özdemir Sadık Perinçek Dr. Doğu Perinçek Prof.Dr. Tülin Sağlamtunç Zeki Sarıhan Prof.Dr. Taner Timur Prof.Dr. Şerafettin Turan Gürbüz Tüfekçi Memet Türkan
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye halkının ulusal demokratik devrimi´nin önderidir. O´nun hayatı, daha 1908 Devrimi öncesinden 1938´de hayata göz yummasına kadar toplumumuzun devrim süreçleriyle iç içedir. Atatürk, çağımızın iki büyük devrim dinamiğinden birini oluşturan Mazlumlar Dünyası´nın başarıya ulaşan ilk devrimine önderlik etmiştir. Bu nedenle, O´nun başında bulunduğu eylem, yalnız ulusal tarihimize damgasını vurmakla kalmamış, insanlık tarihinin yaratılmasına da önemli katkıda bulunmuştur. Kurtuluş Savaşı´mızın ve Cumhuriyet Devrimi´mizin, bir bütün olarak, bütün dünyada Kemalist Devrim diye bilinmesi, başka deyişle O´nun adıyla anılması doğaldır. Bu gerçekler ışığında, Atatürk´ü bilmek ve anlamak, 20. yüzyıl Türkiye´sini ve dünyasını inceleme ve açıklama çabasının bir gereğidir. Oysa O´nun önderliğindeki büyük devrimci eylemi ateşleyen ve yönlendiren düşünce birikiminin belgeleri, çeşitli kitap, dergi, gazete, yayın ve arşivlere dağılmıştır. Bu nedenlerle, araştırmacılar ve ilgililer, Türkiye Devrimi´ni bütün yönleri ve derinliğiyle inceleme ve açaklama olanağından yoksundur.
...
| 25,50 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | | | | | Zabit ve Kumandan İle Hasbihal / Mustafa Kemal Atatürk BİRİNCİ BÖLÜM : GİRİŞ
Giriş bölümünde harp tarihinin askerlere tecrübe kazandırdığı, harp oyunları ve tatbikatların savaşın birer taklidi olduğu asıl tecrübenin savaşla kazanıldığı, birçok komutanın savaşı bizzat yaşayarak tecrübe kazandığı, Alman ordusunun bu tecrübeyi kazanmak için savaşı bile göze aldığı, savaşın savaşta öğrenildiği, ülke ve orduların savaşa her an hazır olması gerektiği üzerinde durulmaktadır.
Silah sistemlerinin çoğalması ve gelişmesi öğrenilecek bilgilerin çokluğunu gerektirdi- ğinden bahsedilmektedir. Ordunun Balkan yenilgisi üzerinde durulmakta ve nedenleri araştırılmaktadır. İnsan faktörü üzerinde durularak; seçkin insan nitelikleri ve fedakârlığa yakışır üstün ahlak ile taçlanmayacak olan teknikle ilgili bilgilerin dahi başarıya ulaşmada yeterli olmayacağı üzerinde durulmaktadır.
İKİNCİ BÖLÜM : SUBAYLARIN, ERLERİN KALPLERİNİ VE GÜVENLERİNİ KAZANMALARI VE MORAL GÜÇLERİNİ DESTEKLEMELERİ
İkinci bölümde Nuri CONKER; subayların, erleri kendi çocukları gibi görerek onları tanımaları lazım geldiğinden, disiplinin ordunun temeli olduğundan, her askerin amir ve üstlerinin isteklerine uygun iş yapmasının uygun olacağından, subayların erleri eğitirken anlayışlı olmaları gerektiğinden, silahın yurdumuza gözünü diken düşmanın bertaraf edilmesinde en etkili araç olduğu için iyi öğretilmesi gerektiğinden bahsetmektedir.
Birliklerde yapılacak törenlerin askerleri olumlu yönde motive edeceğinden, birlik sancaklarının kutsallığından ve manevi değerinden bahsederek askerlerle kendilerini yöneten subayların birbirlerine çok yakın olmaları ve birbirlerini tanımalarının lüzumundan söz etmektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : TAARRUZ FİKRİ
Bu bölümde ise savaşın taarruz demek olduğundan, taaarruzun düşmana boyun eğdireceğinden bahsedilmektedir. Nuri CONKER savunmanın orduyu, düşmanın irade ve isteğine boyun eğmeye zorlayacağını yazmaktadır. Ordunun her türlü çalışma ve hazırlığının taaarruz etmek, hedef ve amacına yönelik olduğunu yazarak tarihten bu konuda örnekler vermektedir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : KENDİLİĞİNDEN İŞGÖRME VE SORUMLULUĞU YÜKLENME
Dördüncü bölümde Nuri CONKER bir subayın en büyük ve üstün vasfının uygulama kabiliyeti ile kendi kendine iş görmeye gerekli ve tutkun olması gerektiğini yazmaktadır. İnsiyatif tabir ettiğimiz bu konunun yukarıdan emir beklemeyen amir ve subaylar ile sağlanacağını yazarak talimnamelerden örnekler vermektedir. Nuri CONKER özetle bu bölümde; her komutanda kendiliğinden iş görme vasfının bulunması lazım geldiğini dikte etmektedir.
İKİNCİ KISIM : ZABİT VE KUMANDAN İLE HASBİHAL (Mustafa Kemal ATATÜRK)
Kitabın ikinci kısmında Mustafa Kemal ATATÜRK, Nuri CONKER?in Subay ve Komutan isimli kitabıyla sohbet etmekte ve cevabi düşüncelerini yazmaktadır. Kitabın bu kısmı altı bölümden oluşmuştur.
BİRİNCİ BÖLÜM :
Bu bölümde ATATÜRK kitabı geç okuduğunu, ancak çok hoşuna gittigini, ordunun basiretsiz ve bilgisiz komutanların yönetiminde başarısız olabileceğini, subayların daima okuyarak kendilerini yenilemeleri gerektiğini yazmaktadır. Nuri CONKER?in bu konularda yazdıklarını düşündüğünü ve genelde kendisine hak vererek katıldığını belirtmektedir.
İKİNCİ BÖLÜM :
Bu bölümde ATATÜRK, Nuri CONKER?in askerlerin canlarını hiçe sayma ve fedakârlık duygusu konusundaki düşüncelerine katıldığını belirtmektedir. Türkiye?yi çevreleyen ülkelerin genç nesillerini TÜRKİYE aleyhine yetiştirdiği üzerinde durarak tedbirlerin ona göre alınmasını istemektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM :
Bu bölümde Mustafa KEMAL Türk milletinin her ferdinin aileden itibaren ve askerliği müddetince kişinin ruhsal derinliklerine inilerek ulvi duygularla yetiştirilmesi lazım geldiği üzerinde durmaktadır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM :
Atatürk bu bölümde ise başarının en güvenilir aracının taarruz olduğunu ancak taarruz ordusunu vücuda getirecek milletin taarruz ruhuna sahip olması gerektiğini anlatmaktadır.
BEŞİNCİ BÖLÜM :
...
| 7,20 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Mustafa Kemal´den Atatürk´e / Yurdakul Yurdakul Düşününüz!
Yüz rengi yanmış pembe, alnı çok geniş, kaşları çok gür ve kalkık... Elmacık kemikleri hafif çıkık, dudakları ince, saçları altın sarısı, gözleri mavi, göğsü kabarık, omuzları geniş, elleri ince ve zarif... Çok canlı, çok hareketli, yerinde duramayan yapıda, çok ciddi bakışlı, kararlı ve müthiş itimat veren davranışlar içinde... Çalışkanlığı, zekası, kibarlığı, mertliği ve dürüstlüğü, hiç kimseden çekinmeden her şeyi herkesin yüzüne karşı söylemesi ilkokul yıllarından beri bilinmekte... Düşününüz ki sizin böyle bir lideriniz vardı... O varken hiçbir sorun yoktu insanımızda, insanlığımızda... Ne zaman ki o gitti, yalnız kaldık kimsesiz karanlığımızda... Hâlâ karanlıkta mıyız diye sorarsanız, evet hâlâ karanlıktayız ve bunalımdayız!.. Anlayamadığımız bir değerin ne izcisi olabildik ne de layıkıyla temsilcisi!..
Mondros´tan sonra Anadolu´da kendi irade ve tercihiyle vatanın elde kalan bölümlerini korumak için toplananların en genci ve en erken karar verenlerinden Halil Nuri Yurdakul´un oğlu Prof. Dr. Yurdakul Yurdakul "Atatürk´ten Hiç Yayınlanmamış Anılar" kitabından sonra yine çarpıcı tespitlerinin yer aldığı bir çalışmayla bizi düşünmeye ve daha da düşünmeye sevk ediyor.
...
| 11,90 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Zabit ve Kumandan İle Hasbihal (Ciltli) / Mustafa Kemal Atatürk BİRİNCİ BÖLÜM : GİRİŞ
Giriş bölümünde harp tarihinin askerlere tecrübe kazandırdığı, harp oyunları ve tatbikatların savaşın birer taklidi olduğu asıl tecrübenin savaşla kazanıldığı, birçok komutanın savaşı bizzat yaşayarak tecrübe kazandığı, Alman ordusunun bu tecrübeyi kazanmak için savaşı bile göze aldığı, savaşın savaşta öğrenildiği, ülke ve orduların savaşa her an hazır olması gerektiği üzerinde durulmaktadır.
Silah sistemlerinin çoğalması ve gelişmesi öğrenilecek bilgilerin çokluğunu gerektirdi- ğinden bahsedilmektedir. Ordunun Balkan yenilgisi üzerinde durulmakta ve nedenleri araştırılmaktadır. İnsan faktörü üzerinde durularak; seçkin insan nitelikleri ve fedakârlığa yakışır üstün ahlak ile taçlanmayacak olan teknikle ilgili bilgilerin dahi başarıya ulaşmada yeterli olmayacağı üzerinde durulmaktadır.
İKİNCİ BÖLÜM : SUBAYLARIN, ERLERİN KALPLERİNİ VE GÜVENLERİNİ KAZANMALARI VE MORAL GÜÇLERİNİ DESTEKLEMELERİ
İkinci bölümde Nuri CONKER; subayların, erleri kendi çocukları gibi görerek onları tanımaları lazım geldiğinden, disiplinin ordunun temeli olduğundan, her askerin amir ve üstlerinin isteklerine uygun iş yapmasının uygun olacağından, subayların erleri eğitirken anlayışlı olmaları gerektiğinden, silahın yurdumuza gözünü diken düşmanın bertaraf edilmesinde en etkili araç olduğu için iyi öğretilmesi gerektiğinden bahsetmektedir.
Birliklerde yapılacak törenlerin askerleri olumlu yönde motive edeceğinden, birlik sancaklarının kutsallığından ve manevi değerinden bahsederek askerlerle kendilerini yöneten subayların birbirlerine çok yakın olmaları ve birbirlerini tanımalarının lüzumundan söz etmektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : TAARRUZ FİKRİ
Bu bölümde ise savaşın taarruz demek olduğundan, taaarruzun düşmana boyun eğdireceğinden bahsedilmektedir. Nuri CONKER savunmanın orduyu, düşmanın irade ve isteğine boyun eğmeye zorlayacağını yazmaktadır. Ordunun her türlü çalışma ve hazırlığının taaarruz etmek, hedef ve amacına yönelik olduğunu yazarak tarihten bu konuda örnekler vermektedir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : KENDİLİĞİNDEN İŞGÖRME VE SORUMLULUĞU YÜKLENME
Dördüncü bölümde Nuri CONKER bir subayın en büyük ve üstün vasfının uygulama kabiliyeti ile kendi kendine iş görmeye gerekli ve tutkun olması gerektiğini yazmaktadır. İnsiyatif tabir ettiğimiz bu konunun yukarıdan emir beklemeyen amir ve subaylar ile sağlanacağını yazarak talimnamelerden örnekler vermektedir. Nuri CONKER özetle bu bölümde; her komutanda kendiliğinden iş görme vasfının bulunması lazım geldiğini dikte etmektedir.
İKİNCİ KISIM : ZABİT VE KUMANDAN İLE HASBİHAL (Mustafa Kemal ATATÜRK)
Kitabın ikinci kısmında Mustafa Kemal ATATÜRK, Nuri CONKER?in Subay ve Komutan isimli kitabıyla sohbet etmekte ve cevabi düşüncelerini yazmaktadır. Kitabın bu kısmı altı bölümden oluşmuştur.
BİRİNCİ BÖLÜM :
Bu bölümde ATATÜRK kitabı geç okuduğunu, ancak çok hoşuna gittigini, ordunun basiretsiz ve bilgisiz komutanların yönetiminde başarısız olabileceğini, subayların daima okuyarak kendilerini yenilemeleri gerektiğini yazmaktadır. Nuri CONKER?in bu konularda yazdıklarını düşündüğünü ve genelde kendisine hak vererek katıldığını belirtmektedir.
İKİNCİ BÖLÜM :
Bu bölümde ATATÜRK, Nuri CONKER?in askerlerin canlarını hiçe sayma ve fedakârlık duygusu konusundaki düşüncelerine katıldığını belirtmektedir. Türkiye?yi çevreleyen ülkelerin genç nesillerini TÜRKİYE aleyhine yetiştirdiği üzerinde durarak tedbirlerin ona göre alınmasını istemektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM :
Bu bölümde Mustafa KEMAL Türk milletinin her ferdinin aileden itibaren ve askerliği müddetince kişinin ruhsal derinliklerine inilerek ulvi duygularla yetiştirilmesi lazım geldiği üzerinde durmaktadır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM :
Atatürk bu bölümde ise başarının en güvenilir aracının taarruz olduğunu ancak taarruz ordusunu vücuda getirecek milletin taarruz ruhuna sahip olması gerektiğini anlatmaktadır.
BEŞİNCİ BÖLÜM :
...
| 0,00 YTL (0 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Liderlik Sırları / Hikmet Özdemir Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk´ün gerek Ulusal Kurtuluş Savaşı´ndaki, gerekse Cumhuriyet´in kuruluşu ve ilerici atılımlar dönemindeki liderliğini 12 başlık altında değerlendiriyor. Bu 12 başlık aynı zamanda onun öncülüğünün ve uzak görüşlülüğünün özetidir. Doğumunun 125. yılında bu rehber kitapla Atatürk´ün düşünceleriyle,ilkeleriyle, tüm sorunlara karşı aldığı doğru tavırlarla özetliyor.
...
| 5,25 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Saklı Kalmış Yaşamı / Timuçin Mert Atatürk İtalyan diktatör Mussolini´ye karşı intihar pilotlarını harekete geçirdi mi? Hz. Davut´un kılıcı ve Atatürk arasındaki bağ neydi? Mustafa Kemal´in niçin hiç parası olmadı? Mustafa Kemal bir dönem yanında bulundurduğu benzerinin asılmasına neden göz yumdu? Çanakkale´de kaybolan İngiliz alayına ne olmuştu?
Buna benzer pek çok sorunun cevabı bu kitapta.
...
| 7,23 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Ayrılıkçı Hareketler / Ziya Gökalp´in Kürt Dosyası Ekiyle / Avni Özgürel "Kurtuluş Savaşı Kütüphanesi´nin amacını Prof. Dr. Toktamış Ateş şöyle ifade ediyor: "Bu seride yayınlanacak olan kitapların, zevkle ve kolay okunan çalışmalar olmasını umut ediyorum. Çok değerli yazarların, yoğun emeklerinin ürünü olarak gün ışığına çıkan, elinize ulaşan ve ulaşacak olan bu çalışmaların, en ufak bir saptırmaya bile uğramamış olduğundan emin olun.
"Biz tarihi, ´geçmişte ne olduğunu merak ettiğimiz için´ değil, geç-mişte yaşananların ´ne gibi sonuçlara yol açtığını´ görmek ve anlamak için inceliyoruz. Yani asıl endişemiz, ´dünü´ değil; ´bugünü´ ve hatta ´yarını´ görmek ve değerlendirmek. Ve bu konuda bize en yoğun ışık tutacak ge-lişmeler, hiç kuşkusuz ´yakın tarihimizin´ gelişmeleri.
"Bu dizi, bu amaca yönelik olarak hazırlandı."
Bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti´ne vücut ve ilham veren Milli Mücadele dönemini eksen kabul etmekle birlikte, Osmanlı asırları boyunca süren ve cumhuriyet sonrasında da devam eden "Ayrılıkçı Hareketler"in tarihsel tablosunu tahlil gayretinin ürünüdür. Görüleceği gibi kitapta, Müslüman-Türk halkına dayanan, ancak çokuluslu bir imparatorluk olan Osmanlı Devleti´nin tebaası mevkiindeki Hıristiyan toplumların, 19. yüzyılda düşünceden eyleme dönüşen bağımsızlık talepleri ve bu amaçla giriştikleri mücadele "ayrılıkçı hareket" kapsamında değerlendirilmemiştir. Ve bu anlayışın sonucu olarak, Osmanlı Devleti´nin ve onun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti´nin "temel/kurucu unsur" saydığı ama gerek etnik, gerekse mezhep farklılıkları dolayısıyla sürekli olarak merkezi otoriteyle çatışan Kürt ve Alevi topluluklarının hareketi tahlil edilmeye çalışılmıştır. Ancak kitap, geçmişe dönük tespit, tahlil çabasından öte, her iki çatışma alanı ve gerilim kaynağı açısından da anlama ve çözüm arama gayretlerine katkı sağlama arzusunun ürünüdür.
...
| 13,60 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün anlatımıyla Kurtuluş Savaşı - Nutuk Atatürk?ün, Kurtuluş Savaşı?nı, Cumhuriyet?in İlânını ve devrimleri anlatan uzun söylevi ?Büyük Nutuk?, Türk askeri ve siyasi tarihinin en önemli belgelerindendir. Aynı zamanda çoşkun bir edebi üsluba sahip olan bu eserinde Atatürk, 19 Mayıs 1919?da Samsun?a ayak bastığı günden başlayarak, Osmanlı Devleti?nin içinde bulunduğu durumu sergiler. Kurtuluş Savaşı?nın değişik evreleri, savaşın kazanılması ve cumhuriyet?in ilanı, yeni bir devletin kuruluşundaki güçlükler ve devrimler, eserdeki başlıca konular. Atatürk?ün ünlü ?Türk Gençliğine Hitabı? ile sona eren bu eseri kronolojik sırayla, belge ve fotoğraflarla sunuyoruz.
...
| 33,15 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Yurttaşlık Bilgileri / Aydoğan Yavaşlı Gazi Mustafa Kemal, 18 Eylül 1931 tarihli mektubunda Başbakan İsmet İnönü?ye bu kitap için, ??yazılırken ve yazıldıktan sonra bizzat alakadar oldum?? demektedir. ?Atatürk?ün Yurttaşlık Bilgileri?; Gazi Mustafa Kemal Atatürk?ün çağdaş uygarlık düzeyi ile neyi amaçladığını, Ulus, Türk Dili, Ahlak, Ulusal Duygu, Devlet, Devlet Biçimleri, Cumhuriyet gibi kavramları nasıl algıladığını Aydoğan Yavaşlı?nın günümüzün diliyle gençlerimiz için anlattığı yararlı bir çalışma.
...
| 6,00 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Son Günleri / Cemal Kutay Büyük insanların, ve eğer üstelik bu büyük insan, sahibi olduğu siyasi ve idarî kudret yanında, Mustafa Kemal Atatürk gibi bir de şahsen temsil ettiği müstesna kıymetler sahibi ise. çevresinde ister istemez toplanmış kalabalığın yarattığı duvar aşılmaz oluyor: Olayların içyüzü sisleniyor, bu "etrafın arzuladığı, tercih ettiği yönde dışarıya aktarılıyor. Ve, çok hazin ama gerçek, tarihe de böyle bir yapı içinde intikal ediyor.
Eğer zihinlere yerleşmiş, hattâ tarih kitaplarında yer alarak çocuklarımıza Öğrettiklerimizin iç yapısını yadırgatabilecek hakikatleri ortaya atmak bir cesaretse ve bunu yerine getirmek vazife ise, elinizdeki kitapta bu yapılmaya çalışılmıştır.
"Atatürk´ün Son Günleri" bu görüş açısından ele alınmıştır. Bu kitapta cesur bir ferd´in her ân yaklaştığı ölüme nasıl metanetle gittiğini adım adım göreceksiniz.
Ve, bu akış içinde, Atatürk´ün ya bilinmeyen, ya inkâr edilen bir tarafını da öğrenmiş olacağız. Kadere inanışını. Çünkü, O, hastalığının ilerlemiş ve tedavinin hemen hemen imkânsızlaşmış olduğu bir devrede GEÇ TEŞHİS konulduğunun farkına varmış, hayatına mal olan bu gerileme üzerinde, çevresindeki hekimlere tek sitem kelimesi kullanmamıştır.
Bu kitaptaki sabitelerde SON GÜNLERİ´ne ait çoğu bakir hakikatleri sıralanmaktadır.
Görünürdeki kuvvetleri nefsinde toplamış bir insanın, o "görünür"deki kalabalık içinde nasıl yalnız olabileceğini okurken, derin derin düşünmemek kabil değildir.
CEMAL KUTAY
...
| 12,00 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Bütün Eserleri 19 Atatürk´ün Bütün Eserleri, yalnız bir derleme ve özgün metinlere göre düzeltme çalışması sınırları içinde kalmamış, bir araştırma ve keşif faaliyeti boyutlarına ulaşmıştır. Kaynak Yayınları, Atatürk´e ait ülkemiz ve yabancı ülkeler arşivlerinde gizlenen belgelere ulaşmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış ve özel bir çalışma yürütmüştür. Bu çabalarımızın ürünlerini toplamaktayız. Özellikle Türkiye ve eski Sovyetler Birliği arşivlerinde bulduğumuz, yüzlerce yeni belge, yazı, mektup, demeç, tutanak, görüşme ve konuşma, Türkiye devrim tarihinin bazı aşamalarını yeniden yazmayı gerektiren bilgileri ve kanıtları içermektedir...
Atatürk´ün Bütün Eserleri Danışma Kurulu: (Alfabetik soyadı sırasına göre) M. Türker Acaroğlu Prof.Dr. Feroz Ahmad Prof.Dr. Sina Akşin Talip Apaydın Prof.Dr. Zeki Arıkan Prof.Dr. İlhan Arsel Ercüment Hüsnü Baki Nejat Birdoğan Muazzez İlmiye Çığ Ali Dündar Yrd.Doç.Dr. İsmet Görgülü Prof.Dr. Tahir Hatipoğlu Prof.Dr. Alpaslan Işıklı Suphi Karaman Prof.Dr. Nejat Kaymaz Necdet Kurdakul Em.Tümg. Turhan Olcaytu Emin Özdemir Sadık Perinçek Dr. Doğu Perinçek Prof.Dr. Tülin Sağlamtunç Zeki Sarıhan Prof.Dr. Taner Timur Prof.Dr. Şerafettin Turan Gürbüz Tüfekçi Memet Türkan
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye halkının ulusal demokratik devrimi´nin önderidir. O´nun hayatı, daha 1908 Devrimi öncesinden 1938´de hayata göz yummasına kadar toplumumuzun devrim süreçleriyle iç içedir. Atatürk, çağımızın iki büyük devrim dinamiğinden birini oluşturan Mazlumlar Dünyası´nın başarıya ulaşan ilk devrimine önderlik etmiştir. Bu nedenle, O´nun başında bulunduğu eylem, yalnız ulusal tarihimize damgasını vurmakla kalmamış, insanlık tarihinin yaratılmasına da önemli katkıda bulunmuştur. Kurtuluş Savaşı´mızın ve Cumhuriyet Devrimi´mizin, bir bütün olarak, bütün dünyada Kemalist Devrim diye bilinmesi, başka deyişle O´nun adıyla anılması doğaldır. Bu gerçekler ışığında, Atatürk´ü bilmek ve anlamak, 20. yüzyıl Türkiye´sini ve dünyasını inceleme ve açıklama çabasının bir gereğidir. Oysa O´nun önderliğindeki büyük devrimci eylemi ateşleyen ve yönlendiren düşünce birikiminin belgeleri, çeşitli kitap, dergi, gazete, yayın ve arşivlere dağılmıştır. Bu nedenlerle, araştırmacılar ve ilgililer, Türkiye Devrimi´ni bütün yönleri ve derinliğiyle inceleme ve açaklama olanağından yoksundur.
...
| 25,50 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | Kemalizm İle AB´nin Çelişkisi / Hüsnü Merdanoğlu Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk´ün söylem, eylem, ilke ve devrimleri incelenip doğru anlaşıldığında; Atatürk milliyetçiliği ile Atatürk ilke ve devrimleri Türkiye´nin tam bağımsızlığı ile bire bir örtüşmektedir. Bu bağlamda, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalmanın anlamı, Türkiye´nin tam bağımsızlığını korumaktır. Tam bağımsızlığın ne anlama geldiği, henüz Ulusal Kurtuluş Savaşımız´ın başlangıcında (Sakarya Savaşı´ndan bile önce bir aşamada), Mustafa Kemal Paşa tarafından: "Tam bağımsızlık demek, elbette siyasa, ekonomi, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve tam özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir...." cümleleriyle dile getirilmiştir. Türkiye´nin, tüm uluslararası bağlantıları ve Avrupa Birliği´ne tam üye olma girişimleri ile bu birliğe girmek için imzalanan Gümrük Biriliği Antlaşması´nın değerlendirilmesi için ölçü; Türkiye´nin bağımsızlığının ne denli etkilendiği, etkilenmekte olduğu ve gelecekte nasıl etkileneceği yönünde olmalıdır. Bu değerlendirmeyi, Atatürk milliyetçiliğine, ilke ve devrimlerine bağlı kalarak yapabilmek için; Atatürkçülüğün (Kemalizm´in) içeriği ile Avrupa Birliği´nin örgüt yapısını, amaç ve hedeflerini yakından bilmek gerekmektedir. Daha önce, "Tarihi Gerçekler Işığında Atatürkçü Düşüncenin Evrenselliği", "Küreselleşme Sürecinde Atatürkçü Düşünce", "Ulusal Kurtuluş Süreci Ve Kuva-yı Milliye" adındaki kitaplarını kamuoyuna sunmuş olan Hüsnü Merdanoğlu, Atatürk´ün "Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir" sözlerinden hareketle yazdığı ve Türkiye´nin Avrupa Biriliği´ne tam üye olma girişimlerinin Kemalizm´le çelişmesine, uyuşmazlığına dikkat çektiği bu kitabı okuyucuların ilgisine sunmuş bulunuyor.
...
| 9,80 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Musa Anter´li Yıllar / Yurda Kaya Vakitlerden akşam ve Eylüldü aylardan, rüzgar delicesine uğulduyordu bu gece tepelerinde Zagroslar´ın... Simsiyahtı akşam Diyarbekİr´de, gece suskun, hain ve pusudaydı her yer... Dicle´de sular dondu ve saatlerde zaman durdu...
Alevler Tannlaşırken bu gece, Musa Anter vuruldu!...
...
| 9,60 YTL (2 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Evrensel Boyutları / İsmet Bozdağ Bu kitap bir büyük araştırmanın sadece bir bölümüdür. Ancak "bölüm" yeniden gözden geçirilmiş, bazı ekler ve çıkarmalar yapılmıştır. Bu kitapta amaçlanan hedef, Türkiye ve Atatürk hakkında sınırlı bilgisi olan yabancılara ve Atatürk´ü sistem ve doktrin olarak tanımak isteyen gençlerimize eskiz halinde de olsa, tanıtmaya çalışmaktır.
Gençlerimizin bilmesi için şu kadarını eklemek istiyorum: Atatürk´ün Fikir yapısı, hiçbir sistemle kalıplanacak nitelikte değildir. Kendisine özgü bir "hürriyet" anlayışı olduğu için liberalizme götürülebilir. Ama kesinlikle Marksizm´e yerleştirilmesi mümkün değildir. Çünkü, kendisi, sürekli olarak olaylar karşısında alternatif düşünceler ürettiği gibi, her türlü Fikir kalıplarına da karşı çıkmıştır. Nitekim-mahiyetini kavrayabilmek için 1934 yazında Yalova´da Marksizm üzerinde ciddi bir çalışma yapmış ve sonunda arkadaşlarına bu çalışmalarının özetini: "Bize yarar bir şey yok!" diyerek anlatmıştır.
...
| 5,60 YTL (4 Satıcı)
|  |
|
| | | | Atatürk´ün Yaveri Cevat Abbas Gürer / Turgut Gürer "... ´CevatAbbas, Atatürk´ün yaveridir.´ Ama, nasıl bir yaver?.. Bir komutanın sıradan yaveri değil... Olağanüstü bir liderin, askerliği aşan, ulusal kurtuluş savaşıyla temelleri atılan, fikir dünyasında gerçekleşen, insanlık ve uygarlık tarihine yazılan, laik Türkiye Cumhuriyeti´ni kuran önderliğinin sürekli yaveri... ... Atatürk´le Cevat Abbas arasındaki ilişki tam bir güven duygusuna dayanmaktadır; Mustafa Kemal yaverine dış dünyada, sınır ötelerinde özel ve gizli görevleri de rahatça emanet edebiliyor... Atatürk´ün yaverini tanımanın mutluluğu, Atatürk´ü sevenler için az buz mutluluk olmasa gerek..." Cevat Abbas Gürer Arşivinden Yayınlanmamış Belgeler, Anılar ve Fotoğraflarla...
İstanbul´un işgali sırasında Atatürk´ün, "Geldikleri gibi giderler!.." sözünü söylediği kişidir Cevat Abbas Gürer...
Mustafa Kemal´le Selanik´te tanışan Cevat Abbas, yıllar sonra Anafartalar´da onun yaveri oluyor. Ve Atatürk´e "yaverlik" görevi ömür boyu sürüyor...
Mustafa Kemal´in emriyle, 19 Mayıs 1919 Samsun´dan önce, Cevat Abbas Anadolu´ya karadan gizlice geçebilmek için ilk Millî Müfrezeyi örgütlüyor...
Cevat Abbas, Mustafa Kemal´in Ulusal Kurtuluş yolunu tasarladığı Şişli´deki evde yanında kalan tek yaveri... Burada geçen tüm konuşmalara tanıklık ediyor... Mustafa Kemal, Bandırma vapuru ile Samsun´a ayak basan kadronun oluşturulmasını isteyecek kadar Cevat Abbas´a güveniyor...
Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal´in isteğiyle TBMM´nin özel temsilcisi olarak Bulgaristan´da görevlendirilen Cevat Abbas, bir yıldan fazla Avrupa´da kalıyor ve Ulusal Mücadele´ye destek veriyor...
Cevat Abbas Gürer, Türk Hava Kurumu´nun kurucu başkanı... İş Bankası´nın kurucuları arasında bir yönetici... TBMM´de beş dönem milletvekilliği yapmış bir siyaset adamı... Atatürk´ün emriyle kurulan Ateş Güneş Spor Kulübü´nün kurucu başkanı...
...
| 13,30 YTL (3 Satıcı)
|  |
|
| | | | Türk İstiklal Harbi´nin Menşei ve Esasları 1919-1922 / Necati Ulunay Ucuzsatar "Taktik, harp sanatı ve harp yönetimi itibariyle klasik Türk harplerinin belirlenmesine ve İstiklâl Harbimiz´le bağlantılarının ortaya çıkarılmasına ihtiyaç vardır... Doğu´da ve Asya´da klasik harbin ilk esasları, millî kültür ve harp sanatımıza dayanan Oğuz Hanın M.Ö.21´deki Tatum Meydan Muhaberesi´nde yatar.
Türk milleti de tarih boyunca, kendi öz kültürünün Asya´da ortaya çıkardığı harp sanatını benimser. Bu esaslar, Oğuzlar´dan Göktürkler´den, Gazneliler´e, Harzem-Şahlar´a, Selçuklular´a, Osmanlılar´a ve en son İstiklâl Harbi´ni yapan Türk Ordusu´na yansır. ´Millî Mücadelemizin Kahramanları´ bu esaslardan ışık alır. Malazgirt´te 1071 yılında yenik düşürülen Bizans Ordusu´nun torunu olduğu iddia edilen istilâcı Yunan Ordusu,1922 yılında, Dumlupınar´da, Türk´ün tarihinden tevarüs eden aynı taktik ve stratejik esaslara mağlup düşürülür.
Bu kitap, askeri tarihin dili ve konsepti ile klasik bir Türk harbinin esaslarını örnekleriyle inceler. Türk harp tarihinde seçilmiş kesitlerindeki klasik harplerimizle İstiklâl Harbimizin (1919-1922) bir mukayesesini yaparak menşeinin, Türk´ün ataları Oğuzlar´dan kaynaklandığını ortaya koymaya çalışır."
...
| 10,50 YTL (1 Satıcı)
|  |
|
| | | | | | Atatürk´ün Gizlenen Bursa Nutku / Reşit Ülker Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek" Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir." İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği
"Tarihte bu sözleri söyleyebilen bir başka devrimci çıkmış mıdır? Başında bulunduğu devletin bile ´zaaf´ içinde olabileceğini düşünen, geleceğin siyasal iktidarlarından kuşkulanabilen, ama gençliğe böylesine ´sınırsız´ bir güven besleyen, böylesine ´çek´ veren, gençliği böylesine ´son çare´ olarak gören bir devrimci yoktur Ve Atatürk, hem gelecek iktidarlar hem de gençlik konusunda yanılmamıştır." -Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı-
"Türk Tarih Kurumu Yönetim Kurulu´nun 24 Ekim 1966 tarihli toplantısında Bornova Asliye Hukuk Hakimliği´nin 27/9/1966 tarih ve 1966/338 sayılı yazısı ve bu yazıya ekli Atatürk´ün Bursa Nutku ile ilgili sözlerin üzerine gerekli incelemeler yapılmıştır. Bu incelemeler sonunda bu sözlerin Atatürk´ün 1933 Şubat´ında Bursa´da yaptığı konuşmadan mealen alınmak suretiyle çeşitli tarihlerde basılmış olduğu kanaatine oybirliğiyle varılmıştır."
...
| 7,60 YTL (4 Satıcı)
|  |
|
| | | |
|
|
|
|
| |
| |
|
|
 |
 |
|
|