Kayıt Ol Giriş Yap
Bugün En Çok Arananlar
felsefe, kitap, çanakkale, uçaklar, Bitkisel Tedavi, kanser, sağlıklı yaşam, kutsal, reiki, feng, tarih, roma, ebru, cinsellik, nazi, isveç, intihar, gözler, yeşil, osmanlı, Atatürk, masumiyet, ada
Detaylı
Arama
 Politika kategorisindeki kitaplar En Düşük Fiyat
21. Yüzyıl Sosyalizmi ve Latin Amerika
21. Yüzyıl Sosyalizmi ve Latin Amerika / Marta Harnecker
Dünyanın büyük kısmının gözünde 1989 yılı, Berlin Duvarı´nın yıkılışı, Sovyet tipi toplumların çöküşü ve yirminci yüzyıl sosyalizminin yenilgisi ile özdeştir. Öte yandan, özellikle İspanyolca konuşulan ülkelerdeki birçok başka insan için ise 1989, neoliberal şok terapisine karşı Latin Amerika kalkınmasının başlangıcı ve sonrasındaki yıllarda `21. yüzyıl sosyalizmi`nin doğuşuyla ilişkilendirilir. Latin Amerika (ve dünya) tarihindeki bu devrimci dönemeç; Caracazo veya Sacudón (büyük kalkışma) olarak bilinir. Bu kalkışma, 27 Şubat 1989´da Venezuela, Caracas´ta patlak vermiş ve hızla `Latin Amerika tarihindeki en şiddetli ve aynı keskinlikle bastırılmış bir ayaklanma`ya dönüşmüştür.

Her halkın, geçmişin derinliklerine dek uzanan kendi yerel devrimci gelenekleri vardır. Bunlar arasında, özgün bir tarih ve kültür, geçmiş yenilgiler ve çözülmemiş köklü sorunlar mevcuttur. Bu tarihsel miraslardan bazıları elbette arkaik olarak görülebilir. Ancak, çoğu zaman olduğu gibi, bunlar, açıkça kendi zamanlarının ötesinde ya da daha önceki mücadelelerle organik olarak bağlantılı olmayan radikal çözümler sunarlar. Kimi zaman ise kaybedilmiş olsa da bir kez daha yeşerecek önemli çıkış noktaları sergilerler. Bu nedenle, dönüştürücü güçleri baki kalır. Geçmişe uzanmak ve bu yerel devrimci gelenekleri yaratıcı yollarla inşa etmek, bugünün engellerini aşmaya yarayacak dil, esin kaynakları ve somut pratikler devşirmek demektir.
-John Bellamy Foster- ...

8,00 YTL
(1 Satıcı)
Rus Dış Politikasını Oluşturan İç Etkenler
Rus Dış Politikasını Oluşturan İç Etkenler / Merve İrem Yapıcı
Geniş coğrafyası, enerji kaynakları ve nüfus potansiyeli ile önemli bir güçtür Rusya... Özellikle enerji konusunda Türkiye için zorunlu bir müttefik haline gelen bu ülke, kapitalizme geçiş doğrultusunda 1990´larda yaşadığı sıkıntıları 2000´lerde büyük ölçüde atlatmış görünüyor. İster Batı tarafından eleştirilerek `yönetilen demokrasi` densin, ister Putin iktidarının adlandırdığı gibi `egemen demokrasi`; siyasi sistem devletin güçlendirilmesini sağlayacak tedbirlerle değiştiriliyor. Enerjiye bağlı olarak ekonomide gerçekleştirilen atılım, sağlanan `siyasi istikrar`ın temelini oluşturuyor. Bu bağlamda içeride sağlanan `ekonomik ve siyasi istikrar`, Putin döneminde Yeltsin´den farklı bir dış politika yaklaşımının sergilenmesini de beraberinde getiriyor. Bu kitap, ülke içi belirleyicileri temel alarak her iki iktidar döneminde Rusya´da izlenen dış politika yönelimlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu yönüyle Rusya´yı ve Rus dış politikasını anlamak isteyenlerin mutlaka edinmesi gereken bir eser niteliğindedir. ...

23,49 YTL
(2 Satıcı)
Halk Neyi Oylayacak
Halk Neyi Oylayacak / İbrahim Özden Kaboğlu
12 Eylül 2010 günü seçmeler, anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapan kanuna, `hayır` veya `evet` diyecek.

Bu neyi ifade eder? ...

12,00 YTL
(1 Satıcı)
Anayasayla Sivil Darbe
Anayasayla Sivil Darbe / Alev Coşkun
Alev Coşkun bu kitapta yeni anayasa paketini ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın yönetim anlayışını mercek altına alıyor.

Anayasa değişikliğini hazırlamaktaki amacın `yandaş yargı` yaratmak olduğunu söylüyor ve diyor ki:
`Dayatma ile yapılan anayasa değişiklikleri ile karşı karşıyayız.
Bu anayasa değişikliği paketi, anayasamızın değiştirilemez ve değişmesi teklif dahi edilemez ilk üç maddesindeki kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelemektedir.

Bu paket Anayasa Mahkemesi´ni etkisizleştirip AKP yandaşı bir yüksek mahkemeye dönüştürmektedir. Bu anayasa değişiklikleriyle HSYK, AKP´nin etkisi altına alınmaktadır.

Başbakan kendisini 12 Eylül 1980´e karşı imiş gibi gösteriyor, ama getirdiği anayasa değişiklikleriyle 12 Eylül´ün ürünü olan 1982 Anayasası´nı güçlendiriyor.

Anayasa değişikliğinde kullanılan araçlar, bizi demokrasiye mi yönlendiriyor, yoksa gerçek ve katılımcı demokrasiden mi uzaklaştırıyor?

Aslında anayasa yoluyla yapılan bir sivil darbe girişimi karşısındayız.` ...

8,99 YTL
(2 Satıcı)
Eyvah Yine Biz Haklı Çıktık
Eyvah Yine Biz Haklı Çıktık / İlhan Selçuk
Devletin en yüksek görevlerinde yıllarca görev yapmış bir dosta sormuştum: `AKP´nin merkez sağa geldiğini ileri süren medyacı tayfasına ne dersin?` Gülmüştü... `Peki, medya AKP adına kamuoyuna güvence vermek için niçin sürekli yayın yapıyor?` Dost yine gülerek dedi ki: `Bugünkü medyanın hali ´ara rejim´ dönemlerinden daha beter...` Bizim medya, ister istemez, Recep Tayyip´in huyuna suyuna göre yayınlarını ayarlamak zorunda... Niçin? Medya yapısal bozukluğa aşılandı... Bu yüzden medya patronlarını eleştirmek de boşuna bir uğraş... Kimi köşelerde yazıp çizilenler bu zorunlu ortamda yitik seslere dönüşüyor... Adını vermediğim dost, medya için ne demişti: `Bugünkü medya ara rejimlerdeki medyadan daha kötü durumdadır.` Gazetelerde iktidara bağımlı olmak güdülenmesi gizli bir sansürü açıkça sergiliyor. Peki, Cumhuriyet ne durumda? Bizim ayrıcalığımız var. İş dünyasına aşılansaydık, bu iktidar karşısında biz de bağımsız olamazdık. Ayrıcalığımızın hem eziyetini çekiyoruz. Hem mutluluğunu yaşıyoruz. Biz ne yazık ki- yine haklı çıktık... ´Takıyyeci iktidar´ anayasal düzeni kendine göre ayarlamak yolunda irticaya yeşil ışık yakıyor... ...

10,99 YTL
(2 Satıcı)
Ergenekon`dan Yargılanma Rehberi
Ergenekon`dan Yargılanma Rehberi / Behiç Gürcihan
`Ergenekon` operasyonunu kurgulayanların kurduğu sahnenin ön sırasında otururken, bir mahkeme salonunda, `Adalet mülkün temelidir` deyişinin ve Mustafa Kemal´in büstünün huzurunda - kaleme alıyorum bu satırları. Adaletin, mülkün temeli olduğu tezini ciddiye alacaksak; adalet dağıtılmayan her salonda, her mahkemede, her duruşmada devlete ve rejime karşı bir başkaldırının mevcut olduğunu düşünmek zorundayız. Bu hem adaleti, hem de mülkün gerçek anlamını bilenler açısından ciddiye alınması gereken bir varsayım.

Bir vatandaş olarak kendinizi `Ergenekon` gibi bir operasyonun ortasında bulduğunuzda elinizdeki tek dayanak, yasa metinleri olacaktır. Bu gibi olağanüstü dönemlerde devletin; kırmızı kaplı yasa kitaplarıyla değil de mühürlü sarı zarflarla yönetildiğini ve yönlendirildiğini düşünebilirsiniz. Çok da yanılmış olmazsınız. Sahne arkasında dolaşan sarı zarfların, sahne önündeki mahkûmların kaderini belirlediği ortamlarda, kırmızı kaplı yasa kitaplarının ne kadar işe yarayacağı haklı bir sorudur. Bu sorunun cevabı üzerine sayfalar kaleme alınabilir. Bu konuya `Ergenekon` operasyonuyla ilgili diğer kitaplarda değinilecektir fakat bu kitabın temel maksatları açısından, en azından uzun vadede kırmızı kaplı yasa kitaplarının içeriğinin mühürlü sarı zarfların içeriğine üstün geleceğini varsaymak durumundayız.
Gözaltına alınmayla başlayıp, cezaeviyle sonuçlanan süreçteki aşamaları anlatırken, yaşananları kişiselleştirmeden, okura hukuki olarak vermeleri gereken mücadelenin ayrıntılarını okuyacaksınız. `Ergenekon` gibi ülkemiz tarihinin en çetrefilli davasında sanık olarak yargılananların yaşadıklarından yola çıkılarak derlenen bu çalışmanın; ülkemizin, hukuk ve demokrasi adına çok da iç açıcı olmayan yargı sürecinin, her an nesnesi olmaya aday vatandaşa ışık tutacağı ümidini taşıyorum. ...

10,99 YTL
(2 Satıcı)
Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı
Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı / Oktay Yenal
`Benim kuşağım varlıklı uluslarla yoksul ülkelerin derin çizgilerle birbirinden ayrılmış olduğu, ikiye bölünmüş bir dünyada büyüdü. Sanayileşmiş uluslar zenginliklerinin giderek daha da artacağını doğal veri olarak alıyor, yoksul ülkeler ise gelişmiş ulusların refah düzeyine yetişebilme konusunda umut beslemiyorlardı. Son otuz yılda Doğu Asya´da başlayıp hızla yayılan İkinci Sanayi Devrimi, Türkiye gibi ülkelerin görülebilir bir gelecekte sanayileşmiş ekonomiler düzeyini yakalamalarını artık olası ve olasılıklı bir senaryo olarak ortaya çıkarmıştır. Bu nasıl oldu?

Belki daha önemli bir soru, genellikle yeni sanayileşen ülkelerin, özellikle Türkiye´nin uygarlık geleceği. Gelirleri hızla yükselen bu ülkeler küreselleşen bir ortamda, biçimsel bakımdan giderek Batı´ya benzeseler bile, acaba toplu yaşam uygarlığında da onların düzeyine erişebilecekler mi? Ya da çocuklarına insan değerinin yüceltildiği, düzenli, adil, güzel ve mutlu toplu yaşam sağlayan kendi dünyalarını yaratabilecekler mi? Ne yazık ki bu konuda görünüm iç açıcı olmaktan uzak. Yeni sanayileşen ülkelerde uygarlık düzeyi, özellikle toplu yaşam, kurum, kural ve gelenekleri, teknik ilerlemenin ve maddi zenginleşmenin gerisinde kalıyor ve üzerine ciddi bir biçimde eğilmedikçe, geride kalmaya, hatta daha da kötüye gitmeye mahkûm görünüyor. Neden? Ne yapmalı?` ...

7,49 YTL
(2 Satıcı)
Takunyalı Führer
Takunyalı Führer / Ergün Poyraz
İsyana katılan aileden mi geliyor? Rumlar niye `Bizim çocuk Erdoğan` diyor?´ İktidarında; Ayasofya açılacaktı, kilise açıldı, cami ve Kur´an kursu yıkıldı. Mehdiliğe mi soyundu? Tayyip hakkında Türk değil diyen başdanışmanı. Yırtık ayakkabı giydiği günlerden 3 bin dolarlık ayakkabıya. Satılan değerlerimiz. Kur´an bülbülü olarak lanse edilmesine rağmen, Kur´an dersinden kaç aldı? Amerikalıların çaylağı ve `At Sineği.` Tayyip´in üç çocuk istemini üzerine alan kadın Bakan. Humeyni özlemcisi Türkler kim? Hizbullah ve İBDA-C ile dans. MİT, Tayyip´i seviyor mu? Tayyip´in en yakınındaki yerli uyuşturucu kaçakçıları. Tayyip´in el ele olduğu çeteci dostları. Tayyip´in korumalığını yapan çete lideri. Tayyip´in önünü açan cinayetler. Tayyip´in küresel teröristlerle olan bağlantıları. Tayyip´in uluslararası uyuşturucu ve silah kaçakçıları ile ilişkileri. Hablemitoğlu cinayetinin bilinmeyenleri. Tayyip´in Hitlerleşme süreci. Ergenekon tertibi neleri örtüyor? Ergenekon savcısına rüşvet gibi silah hediyesi. Tayyip´in Büyükanıt´a olan ilgisi. Hacıhüsrev´de Tayyip´e takılan lakap. Paytak Reco´nun şaibeli futbolculuk serüveni. Sucukçuluk günlerinde insanlara at, eşek eti mi yedirdi? Tayyip ile Emine´nin evliliğe giden yolda bilinmeyenleri. Cumhurbaşkanlığı´nı kaybettiren krizin perde gerisi. Herkese hiddetli, PKK´ya şefkatli. Otoriteye boyun eğen Kasımpaşalı. İHH ve bağlantıları. ...

14,99 YTL
(2 Satıcı)
Evet Hepimiz Birimiz Birimiz Hepimiz İçin
Evet Hepimiz Birimiz Birimiz Hepimiz İçin / Rasim Ozan Kütahyalı
Türkiye´de devlete egemen olmuş militer zihniyet çok ufak bir azınlık dışında herkesi bir şekilde ezmiş bir zihniyettir... Bu zihniyet Alevilerin mezhebini zorla Sünnileştirmeyi, Sünni dindarların yaşam tarzını zorla laikleştirmeyi amaçlamıştır...

Bu zihniyet Kürtleri zorla Türkleştirmeyi hedeflemiş, Türklerin de dilini, müziğini ve kültürünü tasfiye edip, zorla Batılılaştırmak istemiştir...

Başörtülü kadınları okul kapılarından kovan da, sırf namaz kıldığı için dindar erkekleri ordudan atan da, Alevilerin kitlesel kıyıma uğradığı olayları tertipleyen de, Kürtlere Jitem eliyle zulmeden de, hem ülkücü Türk milliyetçilerini hem devrimci solcuları hapishanelerde işkence tezgâhlarından geçiren de aynı zihniyettir... Bu ülkede Adnan Menderes´leri katleden de, Deniz Gezmiş´leri katleden de aynı alçak zihniyettir...

Bu zihniyetin en büyük başarısı bizleri birbirimize kırdırtabilmeyi başarmış olmasıdır...

Kürtlere zulmedildiğinde Türkler, Alevilere zulmedildiğinde Sünniler, dindarlara zulmedildiğinde solcular, solculara zulmedildiğinde dindarlar duyarlı olabilselerdi bu İttihatçı zihniyet galip gelemezdi... Fakat artık o günler geçti... Artık zulme ve zalime karşı bir vicdan ittifakı bu alçak zihniyetin egemenliğini sarsıyor...

Hepimiz Birimiz Birimiz Hepimiz İçin bir vicdan ortak zemininde buluşabildiğimiz gün bu zihniyetin saltanatı son bulacaktır... Zaten ya bu ülkenin vicdanlı insanları tek yürek olup bu zihniyeti tasfiye edecek ya da bu alçak zihniyet yine kazanacak ve bu toprakların vicdanlı insanlarını tasfiye edecek...
Hangi tarafta olacaksınız? Karar sizin... ...

9,60 YTL
(1 Satıcı)
Haliç`te Yaşayan Simonlar
Haliç`te Yaşayan Simonlar / Hanefi Avcı
Emniyet Teşkilatının efsanevi ismi, Susurluk sürecinde cesur duruşuyla gerçek bir kanun adamı tavrı gösteren Hanefi Avcı yine doğru bildiklerini söylemeye devam ediyor. Ucunun kime dokunduğuna bakmadan, yalnızca ülkesine karşı vicdani sorumluluğunu yerine getirmek için son dönemde yaşananların iç yüzünü kamuoyuna açıklıyor.

Kitap iki bölümden oluşuyor. Devlet başlıklı ilk bölümde, yıllarca devlete hizmet etmiş bir güvenlik görevlisi olarak geçirdiği fikirsel dönüşümü, bu dönüşüme neden olan olayları okurlarla paylaşıyor. Bu fikirsel dönüşümün sonucunda Avcı artık, uzun yıllar mücadele ettiği, sisteme muhalif grupların demokratik ve sağlıklı bir sistemin olmazsa olmazı olduğuna, farklı fikir ve düşüncelerin topluma zarar değil, ancak bir zenginlik katacağına, güvenlik sorununa indirgenen Kürt sorununun ancak demokratik hak ve özgürlükler alanının genişletilerek siyasi yollarla çözümlenebileceğine ve ordunun batılı ülkelerde olduğu gibi siyasetin dışında kalarak güçlü bir ordu olabileceğine inandığını açık yüreklilikle ifade ediyor. Avcı, bu kitabı yazmaktaki önemli amaçlarından birinin, böyle köklü bir değişim yaşamasına neden olan mesleki tecrübelerini aktararak, çok geniş bir kriminal yelpazede çalışmış olmanın verdiği donanımla kendinden sonra geleceklere yol göstermek olduğunu belirtiyor.

Cemaat başlıklı ikinci bölümde ise Avcı devletin çeşitli kurumlarına nüfuz etmiş cemaat yapısının son zamanlarda meydana gelen olaylardaki (özel yetkili mahkemelerin sürdürdüğü tahkikatlardan, telefon dinlemelerine, vs.) rolünü ortaya koyuyor. Cemaatin polis, ordu, MİT, jandarma, yargı ve diğer devlet kurumları içerisinde ayrı bir hiyerarşik örgütleme kurarak ve bu teşkilatların sistemlerini bozarak çalışmalarını engellediğinden, üstüne üstlük bu teşkilatların personeli arasında ayrım, güvensizlik ve düşmanlık yaratarak kurumları içerden ve tamir olunmaz biçimde yaraladığından bahsediyor. Bugün özellikle özel yetkili mahkemelerce yürütülen tahkikatların, arka planda cemaatin talimatı ile Emniyet İstihbarat Şubesindeki unsurları ve cemaate bağlı savcılar desteği ve zorlaması ile yürütüldüğüne, yürütülürken hukuksuz işlemlerin yapıldığına dair ciddi emareler olduğunu iddia ediyor. Tüm bu iddialarını, delilleriyle sağlam bir zemin üzerine inşa ediyor.

Avcı kitabın başlığında iki metafor kullanıyor; bunların devlet görevlilerinin, belli bir ideoloji etrafında örgütlenmiş grupların ve genel anlamda toplumun zihniyetini tanımlayabilmek için ne kadar isabetli bir biçimde seçilmiş olduğunu kitabı okuyup bitirdiğinizde anlayacaksınız. Görünen değil, perde arkasındaki gerçekleri merak ediyorsanız Emniyet teşkilatının güvenilir ve öncü ismi Hanefi Avcı´nın dürüst ve cesur sesine kulak verin ...

20,00 YTL
(1 Satıcı)
Bildiğimiz Kapitalizmin Sonu
Bildiğimiz Kapitalizmin Sonu / J. K. Gibson-Graham
Her ikisi de araştırmacı ve aktivist olan Katherine Gibson ve Julie Graham birlikte çalışıyorlar ve kitaplarını ortak isim olarak seçtikleri J. K. Gibson-Graham adıyla yayımlıyorlar.

(Bildiğimiz) Kapitalizmin Sonu, yazarların feminist teori ve Marksist siyasal iktisadın yanı sıra Jacques Derrida ve Fransız düzenleme okulundan araştırmacıların ortaya koyduğu yapıtlardan, ve aynı zamanda emek çalışmaları alanında kendi yapmış oldukları araştırmalardan yararlanarak yazdıkları çığır açıcı bir çalışma. Özellikle son dönem feminist çalışmalardan ve queer kuramından aldıkları ilhamla, kapitalizmi kavramsal olarak istikrarsızlaştırmanın, kendini doğal ve biricik kabul ettirmesinin temellerini sarsmanın, kapitalist sistemi içeriden kemirmenin yollarını araştırıyor, hayata geçirilebilmiş alternatif ekonomileri inceleyerek, uygulamaya konabilecek başka alternatifleri tartışmaya açıyorlar. Yepyeni bir düşünme tarzının kapılarını aralayan bu çalışmanın genişletilmiş ikinci basımından yapılan çevirinin ülkemizde alternatif bir sol tahayyüle katkıda bulunacağını umut ediyoruz. ...

21,60 YTL
(1 Satıcı)
Sanayi Toplumu İçin Sanayi Yazıları
Sanayi Toplumu İçin Sanayi Yazıları / İlhan Tekeli
`Bu kitap İlhan Tekeli´nin 1960´lı yıllarda, Birinci Beş Yıllık Planla birlikte Türkiye´de içine girilen sanayileşme yoluyla kalkınma tutkusunun güçlü olduğu bir dönemde, Türkiye´nin sanayileşmesi konusunda yazdığı yazılardan oluşuyor. O günlerde ulaşılmak istenilen sanayileşmenin Fordist bir sanayileşme olacağı konusunda kavramsal bir gelişme henüz yaşanmamıştı. Bu kavramın üretilmesi için esnek sanayi üretiminin gelişmeye başlaması gerekiyordu.

Bu kitaptaki yazılar Tekeli´nin iki farklı ilgi alanını yansıtıyor. Bunlardan birinci grubu Türkiye´nin sanayileşme tarihine ilişkin yazılar oluşturuyor. Bu yazıların okunması Birinci Dünya Savaşı sonrasında sanayileşmek isteyen bir ülkenin ne tür uluslararası ve ulusal dirençlerle karşılaştığının daha derinden kavranmasına yardım ediyor.

İkinci grup yazı sanayileşmeyle yer seçimi kuramları arasındaki ilişki üzerinde duruyor. Bu yazılarda yer seçimi kuramına dayanarak geliştirilen kavramsal çerçeve ağırlık kazanmaktadır. Bu kuram temelde mikro ekonomik düzeydedir ancak bu yazılarda makro düzeyde Türkiye´nin kalkınma politikalarıyla ilişkilendirilmiş bir ele alış söz konusu olmaktadır. Unutulmamalı ki yer seçimi kuramı mikro olmasına karşın geç sanayileşen bir ülke olan Almanya´da, İngiltere´de gelişen sanayileşmemiş ülkelerin tarım alanında kalmasını tavsiye eden uluslararası ticaret kuramının karşısında, sanayileşmeye bir dayanak teşkil etmek için geliştirilmiştir. Bu nedenle üçüncü dünya ülkelerinin kalkınma politikalarıyla kolayca eklemlenmektedir.`
...

18,49 YTL
(2 Satıcı)
Bağdat Üzerinde İki Dakika
Bağdat Üzerinde İki Dakika / Amos Perlmutter
1980 yılı başında İsrail Hükümeti´nin en büyük korkusunun ne olduğu anlaşılmıştı Irak´ta olduğu gibi istikrarsız bir Arap rejiminin nükleer silahları elde etmesiydi. Başkan Saddam Hüseyin, Osirak´ta nükleer bir santral kurmuştu ve niyetinin İsrail´e karşı bomba kullanmak olduğunu kendi beyanatında söylemişti.

İsrail Başbakanı Menachem Begin, verdiği uğraşlar sonucunda bir karar almıştı F- 16 savaş pilotları gerçekleştirecekleri bir uçuşla Irak´taki santrali imha edeceklerdi.7 Haziran 1981 günü öğleden sonra, sekiz İsrail bombardıman uçağı, Bağdat´ın güney doğusunda yer alan El Tuveythe´deki Irak reaktörüne saldırarak onu yerle bir etmişti. Tarihte ilk kez nükleer bir reaktöre başarılı bir ön saldırı gerçekleştirilmişti; ilk defaya mahsus olmak üzere silahsızlanmanın sağlanması için bir saldırıda bulunulmuş ve nükleer silahların olası yayılımının zorla önüne geçilmişti.

Bu kitapta, Arap nükleer bombasının yapımı için Orta Doğu´da tırmanan bir takım çabalara ilişkin analizler ve İsrail´in kendi ulusal güvenliği konusunda duyduğu endişelere karşı yaptığı baskının hızlı ilerleyen bir hikâyesi yer almaktadır. Babil Operasyonu İsrail uçakları saldırının ardından neden yakalanmamış ve nasıl kaçmıştır; baskının gerçekleştirilmesinde aylar öncesinden ne gibi planlamalar yapılmıştır ve bunu izleyen askeri ve siyasi kararlar ne yönde olmuştur.

Babil Operasyonu´nun sonuçları, Orta Doğu´daki güç dengesi üzerinde olduğu kadar, dünyadaki nükleer silahlanma konusunda da potansiyel bir etki yaratmıştır. İsraillilerin gerçekleştirmiş olduğu bu ön saldırı vuruşu, 11 Eylül öncesine ve Birleşmiş Milletlerin Kasım 2002 tarihindeki 1441 sayılı önergesine artık yeni bir bakış açısı getirmiştir. Güncelleştirilmiş bu yeni sürümde, yeni bir giriş ve sonsöz bulunmaktadır ve ilk defa bu baskıda olmak üzere 11 resim ve olayların tam bir kronolojisi yer almaktadır. ...

13,49 YTL
(2 Satıcı)
Yeni Savaşlar
Yeni Savaşlar / Herfried Münkler
Neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir kavram olan savaş, günümüzde bilindik anlamlarından iyice sıyrılmaya başlamış durumda artık. Savaşların gerçek tekelleri olan devletlerin yerine giderek devlet benzeri aktörlerin, hatta kısmen özel aktörlerin yerel savaş lordlarından gerilla gruplarına, dünya çapında faaliyet gösteren paralı askerlik şirketlerinden uluslararası terör ağlarına kadar- geçmesiyle, bir ekonomik faaliyet alanı haline de gelen savaşların yapısı değişime uğruyor. Son on yirmi yılda çehresi adım adım değişen `savaş` kavramını ele alan Herfried Münkler, kapsamlı analizinde klasik devlet savaşlarının ortadan kalkışının panoramasını ortaya koyuyor. `Yeni savaşlar`ı eski savaş biçimleriyle karşılaştırarak bunların karakteristik özelliklerini de netleştiriyor. Devletin kontrolünden çıkan savaşların `özelleştirilmesi`, silah teknolojisindeki gelişim, savaşın asimetrikleşmesi, cephelerin ortadan kalkması, şiddet biçimlerinin `özerkleşmesi`, düzenli orduların yerini şiddet gruplarının almaya başlaması vb. gibi birçok konuyu değerlendiren Münkler, dünya üzerinden verdiği örneklerle sadece vahşetin değişen anatomisini değil, akan kanın arkasında dönen devasa ekonomiyi de gözler önüne seriyor. ...

13,49 YTL
(2 Satıcı)
2. Meşrutiyette İktidar Muhalefet İlişkileri 1908-1913
2. Meşrutiyette İktidar Muhalefet İlişkileri 1908-1913 / Baran Hocaoğlu
Baran Hocaoğlu bu kitapta Osmanlı Devleti´nin `en uzun beş yılı` olarak tanımladığı, İkinci Meşrutiyet´in ilk evresini teşkil eden 1908-1913 yılları arasında meydana gelen önemli siyasal gelişmeleri iktidar-muhalefet ilişkileri perspektifinden ele alıyor. Bu dönemdeki iktidar mekanizmalarını perde arkasında yönetmeye, iktidarını sağlama almaya çalışan İttihat ve Terakki Cemiyeti´nin siyasal partiler, hükümetler, saray ve birer politik güç konumunda bulunan Ermeni, Rum, Arap, Kürt, Arnavut ve diğer etnik ve dini unsurların siyasal örgütlenme biçimleriyle olan ilişkilerini dönemin konjonktürü içinde değerlendiriyor. Bu siyasal gelişmelerde meşruti demokrasinin vazgeçilmez ilke ve olgularından olan seçimler, muhalefet partilerinin doğuşu, 31 Mart Ayaklanması gibi önemli siyasal olaylar, Meclis-i Mebusan ve Meclis Ayan´da yaşanan tartışmalar, anayasal değişiklikler, siyasi cinayetler, ordu-siyaset ilişkisi, parti içi hizipleşmeler, nihayet çok partili meşrutiyetin tasfiyesiyle tek partili iktidar yapısının ortaya çıkışı üzerinde yoğunlaşıyor. Kitap, dini ve etnik unsurların iktidar-muhalefet ilişkileri çerçevesindeki politik tercihlerini betimlemesi bakımından da dikkat çekiyor. Uluslaşan dini ve etnik unsurların Osmanlı Devleti´nden koparak kendi devletlerini kurmalarının son evresinin incelenmiş olması özellikle önemlidir. Bu anlamıyla İkinci Meşrutiyet Dönemi, Arnavutluk´tan Arap coğrafyasına kadar uzanan bölgelerde yaşayan halklar için çoğulcu ve temsili siyasal yaşama hazırlık evresi şeklinde geçmiştir. Bu eser aynı zamanda, İkinci Meşrutiyet Dönemi iktidar muhalefet ilişkilerini elen alan ilk çalışma olma özelliğini de taşımaktadır. ...

14,99 YTL
(2 Satıcı)
Yirmi Yıl Krizi 1919 - 1939
Yirmi Yıl Krizi 1919 - 1939 / Edward Hallett Carr
E.H. Carr, geleceğin barışını kuranlara adadığı bu kitabında iki dünya savaşı arasında geçen yirmi yılı farklı değerlendiriyor. Hem gerçekçi hem de ütopyacı yaklaşımları eleştiren Carr, uluslararası dengelerin ele alınmasında nasıl bir perspektif geliştirebileceğimizi tartışıyor. Uluslararası siyaset biliminin henüz ayrı bir disiplin olarak ele alınmadığı bir dönemde yazılan ve Fred Halliday´ın

`Yazılmaya başlandığı günden itibaren olayları yakından takip eden Yirmi Yıl Krizi, uluslararası ilişkilerin bugünkü tartışmalarıyla yakından ilişkili. Bir yanda dar ufuklu gerçekçi yaklaşımı, diğer yanda temelsiz ütopyacılığı eleştiren Carr´ın savları yapacağımız analizler için vazgeçilmez. Carr´ın kitabı, geleceğe, 21. yüzyıl dünyasına verilmiş bir cevaptır.` cümleleriyle değerlendirdiği bu kitap uluslararası siyaset bilimini ayrı bir çalışma alanı olarak kuran temel bir kitap niteliğinde. ...

16,00 YTL
(1 Satıcı)
Türkiye`de Sosyal Demokrasi Arayışı
Türkiye`de Sosyal Demokrasi Arayışı / Derya Kömürcü
Bu çalışma, 1980 sonrasında Türkiye´de sosyal demokrat hareketin yaşadığı krizi yeni bir perspektiften incelemeyi hedeflemektedir. Buradaki yaklaşımın yeniliği, merkez sol siyasetin Türkiye´deki 40 yılı aşkın tarihini, monolitik bir bütün olarak CHP geleneği çerçevesinde incelemek yerine, 1983-1995 yılları arasındaki Sodep-SHP deneyimini, sosyal demokrat hareket için birçok fırsat ve sorunu beraberinde getiren kritik önemde bir dönem olarak ele alma gayretidir. Dolayısıyla bu kitap, esas olarak Sodep ve SHP´yle ilgilidir; ancak, bir parti monografisi değildir. Sodep-SHP deneyimini, derinlemesine ele almakla birlikte, bu zaman diliminin ötesinde, sosyal demokrat hareketin günümüze dek uzanan sorunlarının kökenine ışık tutma eğilimindedir. Kronolojik bir parti tarihi ya da Sodep ve SHP´nin pratik siyasette takındığı tutumların dökümünü yapmanın ötesinde, bu döneme damga vuran aktörlerin eylemlerini, içinde bulundukları stratejik bağlamla ilişkileri çerçevesinde ele almak ve Türkiye siyasetine dair daha geniş bir çerçevenin içinde konumlandırmak iddiasındadır. ...

20,00 YTL
(1 Satıcı)
Türkiye`de İslamcılık, Demokrasi ve Liberalizm
Türkiye`de İslamcılık, Demokrasi ve Liberalizm / William Hale
Türkiye´de politik İslam ve AKP gerçeği

Elinizdeki kitap, 2002´de iktidara geldikten sonra geleneksel siyasi yapıda önemli değişikliklere yol açan AKP´nin ideolojik gündemi ile siyasi reformlar, kültürel, ekonomik ve dış politikadaki performanslarını ayrıntılı biçimde analiz ediyor.

Ergun Özbudun ve William Hale, resmi belgelere, parti belgelere, mülakatlara, akademik kaynaklara, basında yer alan haberlere dayanarak, İslamcılık, demokrasi ve liberalizm arasındaki ilişkilere dair tartışmanın temel unsurlarını özetliyorlar.

...

12,80 YTL
(1 Satıcı)
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi / Hamit Bozarslan
İkinci İntifada, 11 Eylül, Lübnan İç Savaşı, Irak, Afganistan ve Pakistan´da intihar saldırıları... 1906-1908 arasında Tahran ve İstanbul´daki rejim değişikliklerinin yol açtığı kanlı olaylar... 1920´lerde kurulan manda rejimlerine karşı yükselen isyan dalgaları ve baskı rejimleri... 1948´de Filistin´in paylaşılmasıyla başlayan protestolar, askerî darbeler, yıkılan rejimlerden çok daha baskıcı yönetimlerin tırmandırdığı gerilim... 1979´daki İran Devrimi, Mekke´deki İslamcı ayaklanma, Camp David Anlaşmaları ve Afganistan´ın işgalinin sebep olduğu olaylar... 1990´larda Mısır ve Cezayir´deki cihad yanlısı silahlı mücadeleler ve El-Kaide...

Bozarslan´ın çalışması, Ortadoğu´daki şiddetin kronolojisinde üç ana dönemi öne çıkarıyor: 1906-1979 arasında Osmanlı İmparatorluğu´ndan İran´a uzanan devrimci hareketler, 1948´de Filistin´in bölünmesiyle 1950-1970 arasının otoriter rejimleri, 1966´da Seyyid Kutb´un idamıyla başlayan ve günümüze kadar gelen İslamcı muhalefetler.

`Ortadoğu´da şiddet hakkında çalışmak, mayınlı araziye girmeyi kabullenmek anlamına gelir` diyen Bozarslan, Ortadoğu´nun bu şiddet geleneğini orada yaşayanların kaderi olarak gösteren kültüralist eğilimden uzak durarak bu zorlu arazide başarıyla ilerliyor.

Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi önce baskıcı rejimin, ardından bu rejime karşı isyanın ve nihayet isyanın bastırılmasının aracı olan şiddeti, dinamikleri ve kökenleriyle; insanları silahlı mücadeleye ya da kendilerini feda etmeye iten sosyo-ekonomik nedenleriyle birlikte çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. ...

18,40 YTL
(1 Satıcı)
Politikanın Çağrısı
Politikanın Çağrısı / Fatmagül Berktay
Fatmagül Berktay, insanın kolektif varoluşunu ve eylemini düzenlemeye hizmet eden en önemli araçlardan biri olan politikayı sahiplenmenin, onun geçmişle ve gelecekle olan bağlantısını kurmanın, bugünü anlamlandırmamız ve içinde yaşadığımız koşulları bir `kader` olarak kabullenmeyerek kendimizi gerçek birer özneye dönüştürebilmemiz açısından vazgeçilmez olduğunu savunuyor ve politikanın Aristoteles´ten Hannah Arendt´e ve çağdaş feminist siyaset teorisine uzanan meraklı serüvenini izliyor. Eleştirel ve çok disiplinli bir yöntemle ele aldığı tarihsel konular, kişiler ve metinler aracılığıyla tarihi de politikleştiren Berktay, `dünyanın başka türlü olabilmesi` için okuyucuyu politikanın çağrısına kulak vermeye davet ediyor. ...

18,49 YTL
(2 Satıcı)
Emperyalizm, Sosyalizm ve Türkiye
Emperyalizm, Sosyalizm ve Türkiye / Korkut Boratav
Saygın sosyal bilimci Korkut Boratav´dan temel bir kaynak.

Korkut Boratav´ın 40 yıllık üretiminden damıttığı bir başyapıt
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü emekli öğretim üyesi Korkut Boratav, sadece iktisat alanında değil, sosyal bilimlerin farklı disiplinlerinde çok önemli katkılarda bulunmuş dünya çapında bir bilim insanıdır.

Meslektaşlarının deyimiyle bir `başöğretmen`dir. Emperyalizm, Sosyalizm ve Türkiye, Boratav´ın Türkçede ve yabancı dillerdeki akademik makaleleri ile söyleşilerinin belirli bir sistematik izlenerek, yazar tarafından gerekli düzenlemeler yapılıp notlar eklenerek bir araya getirilmiş bir seçkisidir. Kitapta yer alan toplam kırk bir metin sırasıyla `Emperyalizm ve Dünya Ekonomisi`, `Sosyalizm ve Sol Siyaset`, `Marksist Kuram ve Sınıflar`, `Türkiye: Bölüşüm, Büyüme ve Bağımlılık` ana başlıkları altında toplanmıştır. Bu metinler, yazarın yaklaşık yarım yüzyıl boyunca ısrarla takip ettiği ve önemli katkılar yaptığı tarihsel maddeciliğin zamana, moda yönelişlere karşı dayanaklılığını ortaya koymaktadır. Boratav´ın billur üslubunu, pırıltılı mantık gücünü ve eşsiz çözümleme yeteneğini yansıtan metinler yalnızca öğrenenlere değil öğretenlere de, yalnızca iktisatçılara değil diğer sosyal bilimcilere de, yalnızca akademisyenlere değil Türkiye´yi, dünyayı, tarihi, bugünü ve yarını anlamak isteyen geniş bir okuyucu kitlesine de hitap eden vazgeçilmez bir kaynak, bir başyapıttır. ...

19,99 YTL
(2 Satıcı)
Ortağın Çocukları
Ortağın Çocukları / Mustafa Yıldırımtürk
NATO´nun sivil-asker şebekesi de gençliği içine çekiyor; üniversiteli gençler yabancı teşkilatların tezgahında birer
`Türkiye´nin ABD ile olan ilişkileri, belirli bir konuya bağlanamayacak kadar geniş ve kapsamlıdır... Türk Amerikan ilişkileri iki ülkenin ortak değerleri üzerine inşa edilmiştir, köklüdür, tarihidir... demokrasi ve hukuk dışına çıkan hiç bir personel TSK´da barınamaz.`
-Org. İlker Başbuğ-

`Bu ülkeler (ABD - Batı Avrupa) ve bu ülkelerle yakın işbirliği içindeki diğer ülkeler dünya üzerinde ´işleyen merkez´ olarak adlandırılmakta, geri kalan ülkeler ise ´bütünleşememiş boşlukta´ gösterilmektedir. Ve ikinciler için gelecek, bir kâbustan ibarettir. Her biri kısırlaştırılarak, etkisizleştirilerek dünya kovanının işçi arıları yapılmaktadırlar.`
-Org. Hilmi Özkök-

`Sayın Genelkurmay Başkanım (Hilmi Özkök)... küresel anlamda çok önemli tespit ve analizlerde bulundular... büyük bir birikime dayalı fevkalade isabetli değerlendirmeler.`
-Org. M. Yaşar Büyükanıt-

`Kâinat Kitabı, fiziğin, kimyanın, matematiğin, astrofiziğin kaynağı sayılacak bu besteyi, senfonizmayla seslendirme meselesi... inanmış bir insanın... Batı´yla entegrasyon karşısında, Amerika ile entegrasyon karşısında olması düşünülemez.`
-Fethullah Gülen-

`İstanbul´da üniversite öğrencisiydim. konvoyunuz geçerken size el salladım. Yakınlarıma, ´Bugün İngiltere Kraliçesi´ni gördüm´ diyerek, duyduğum heyecanı anlattım... Majesteleri (II. Elizabeth), kaderin cilvesine bakın ki o tarihten tam 37 yıl sonra şimdi sizi Türkiye Cumhuriyeti´nin Cumhurbaşkanı olarak ağırlıyorum. Bundan da büyük şeref duyuyorum.`
-Abdullah C. Gül- ...

16,00 YTL
(1 Satıcı)
Bir İhtilal Daha Var
Bir İhtilal Daha Var / Örsan Öymen
`Kimi asker veya sivillerimizin şifa bulmaz ihtilalciliği, ancak böylesine bir güldürü yaklaşımı ile belki de bir ölçüde tedavi yoluna girebilir.`

`Araştırmaya dayalı gazetecilik, Örsan Öymen´in gazeteciliğindeki son durağıydı... Şimdiye kadar bir tek şeyi yanlış yaptı Bambino: Çok erken gitti.`
-Oktay Ekşi-

`Ben Örsan Öymen´in yazılarına çoğu kez gözü kapalı imza atardım, o da benimkilere... Örsan Öymen sanki hep gazetecilik için yaşadı. Hep satır aralarında, hep sekiz sütunluk manşetlerde soluk aldı... Gazetecilikte bir yıldızdı.`
-Uğur Mumcu-

`Örsan Öymen´in başarısı, ne yalnız bu anıları değerlendirmesinde, ne olaylara bakışındaki eşsiz ´humor´da, ne de kelime oyunlarıyla Türkçenin tüm olanaklarını kullanarak sağladığı dil egemenliğinde... Kanımca Örsan Öymen´in en büyük başarısı, kitabının ´humor´una, ´su gibi akmasına´, yer yer ´kahkahalarla okunmasına´ karşın, çok ciddi ve çok önemli şeyler söylemesi.`
-Zeynep Oral-

`Bu kitap belgesel mi, roman mı, güldürü mü?.. Galiba üçü de... Belki yeni bir deyim icat edilerek şöyle denilebilir: ´Belgesel mizahi roman´... Bir özelliği de şu: Demokrasinin evrensel kurallarının değerini bilmemizi kolaylaştırıyor.`
-Altan Öymen-

`Kimi asker veya sivillerimizin şifa bulmaz ihtilalciliği, ancak böylesine bir güldürü yaklaşımı ile belki de bir ölçüde tedavi yoluna girebilir.`
-Bülent Ecevit- ...

17,99 YTL
(2 Satıcı)
Darbeli Kalemler
Darbeli Kalemler / Derleme
Darbeli Kalemler, darbeler üzerine yapılmış gazete yazılarından oluşan bir seçki.

Türkiye´nin yakın tarihine damgasını vuran üç önemli askeri müdahalenin (27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül) ilk haftasında çeşitli gazetelerde yayımlanan 125 köşe yazısından oluşuyor.
Kitapta yazısı bulunan 65 köşe yazarının hepsi kendi dönemlerinin çok önemli isimleri. Aralarından bazıları hala köşe yazarlığını sürdürmekte.

Bu isimlerden bazıları şunlar:
Uğur Mumcu, Çetin Altan, Cihad Baban, Av. Bekir Berk, Bedii Faik, Talat Halman, Va Nu, Sadık Albayrak, Nezihe Araz, Nazlı Ilıcak ,Aziz Nesin, Necati Zincirkıran, İlhan Selçuk, Çetin Emeç...
Bir dönemin usta gazetecilerinin darbeler sonrası öngörüleri nelerdi?
Nelerden endişelendiler?
Nasıl umutları vardı?
Askeri müdahale onlar için bir kurtuluş muydu, yoksa baskılarla dolu yeni bir dönemin başlangıcı mı?
Üç askeri müdahale arasında nasıl farklar vardı, bunlar Türkiye´yi nasıl etkiledi?
Kitap okuyucuyu bunun gibi bir çok soruyla başbaşa bırakıyor. ...

12,00 YTL
(1 Satıcı)
Kriz, Kapitalizm, İsyan
Kriz, Kapitalizm, İsyan / Temel Demirer Sibel Özbudun
Bu kitapta anlatmaya çalıştıklarımız, aslında bir `sır` değil; sadece yaşadıklarımız, daha doğrusu, yaşamak zorunda bırakıldıklarımız...

Kapitalist yıkım kıskacındaki dünyanın `hâl-i pür melali`nden, `Bırakmayın geçmesinler, bırakmayın yapmasınlar` perspektifinden söz ediyoruz...

Yani dünyaya aşağıdan, tabandan, ezilenlerden yana bakıyoruz...

III. büyük buhran kesitinden geçtiğimizden, bunun da `Fin de Siècle` olduğundan söz ediyoruz...

Sonra da tüm bunların insan(lık) için kapitalizmin (=savaş) süren, var olan krizi, yıkımı olduğunun altını çiziyoruz...

Devreye soktuğu dinamikleriyle, `ABD neyse dünya odur` çıkmazında debelendiği çerçevede kriz, giderek daha net biçimde kaosa eşitlenirken; `küreselleşme + kriz = açlık + isyan` denklemi tarihin gündem maddesi oluyor; aktörlerini sahneye çağırıyor...

Zalimlerin yenilmeye mahkûm olduğu tarih hızlanırken, isyanın gerekliliği düşüncesi/ davranışı yeniden hafıza tazeliyor...

Yeni bir dönem bu; eşikte ...

20,00 YTL
(1 Satıcı)
Cumhuriyet`in Hamalları: İşçiler
Cumhuriyet`in Hamalları: İşçiler / Yüksel Akkaya
Emek tarihi, ne yazık ki yeterli ilgi görmemiş `alanlardan` biri. Oysa dünü bilip, bugünü anlayıp, yarına ışık tutmak açısından emek tarihinin sınıf mücadelesindeki yeri çok önemlidir. Üniversitelerde çok sayıda `tarih` ve `çalışma ekonomisi` ve `endüstri ilişkileri` bölümleri bulunmasına rağmen konuya yönelik akademik ilginin de çok yetersiz olduğu görülüyor. Bilim dünyası için oldukça bakir olan bu alana yönelik ilginin azlığını anlamak kolay olmasa gerek. Bu ilgisizliğin doğrudan sonuçları kadar vahim olan dolaylı sonuçları da bulunmaktadır. İlgisizlik çeşitli kurumların arşivlerinin korunamamasına yol açarak emek tarihinin önemli belgelerinin yok olmasına neden olmuştur.

Emek çalışmaları alanındaki boşluğun azaltılması yönünde anlamlı bir çabayı oluşturan Cumhuriyet´in Hamalları: İşçiler, bugün olduğu gibi dün de bir ülkeyi sırtında taşıyan emekçilerin dününe, Cumhuriyet´in ilk dönemlerinde yaşananlara dair `giriş` niteliğinde bazı `anları` göstermeyi amaçlıyor. Bu nedenle, `büyük anlatının` parçası olan `küçük öyküleri` inceleme konusu olarak ele alıyor; dün ile bugün arasında bağ kurulmasına katkıda bulunmak istiyor. ...

11,20 YTL
(1 Satıcı)
Kemal`in Gelişi
Kemal`in Gelişi / Şükrü Küçükşahin
Gazeteci Şükrü Küçükşahin, yalnızca CHP´de değil, Türkiye´nin bütününde sarsıntıya yol açan ve taşları yerinden oynatan fırtınalı 15 günün öyküsünü anlatıyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal´ın istifasına yol açan kaset skandalıyla başlayan olağanüstü süreç, partinin yaşadığı çalkantı ve Kemal Kılıçdaroğlu´nun partinin yeni lideri seçilmesi, kulislerde olan bitenler, telefon ve toplantı trafiği, görüşmeler, tüm ayrıntılarıyla aktarılıyor.

- Deniz Baykal, kaset olayını kimden duydu, ilk tepkisi ne oldu...

- Kılıçdaroğlu´nun `düelloları` ve yıldızının parladığı anlar...

- Baykal geri dönecek miydi...

- Önder Sav, ne zaman `şok` geçirdi...

- Kılıçdaroğlu-Sav görüşmesinde neler konuşuldu...

- Kılıçdaroğlu, dönüşü olamyan yola ne zaman ve nasıl girdi...

CHP kulislerinin nabzını en iyi tutan gazetecilerden Küçükşahin, birinci ağızdan anlatımlarla, Kemal Kılıçdaroğlu´nun adım adım CHP Genel Başkanlığı´na yükselişini analiz ediyor, olayların perde arkasına bakıyor.

...

9,60 YTL
(1 Satıcı)
Demokrasiye ve Hukuka Ergenekon Tezgahı
Demokrasiye ve Hukuka Ergenekon Tezgahı / Vedat Yenerer
Bugüne kadar Ergenekon ile ilgili çok kitap yazıldı. Bu kitap Ergenekon´un kalbinden, tutukluların ağızlarından yazılan ilk kitaptır.

Gözaltına alınmalar, emniyet ve savcılık sorguları ile mahkeme aşamasında yaşanan düzmeceler ve oyunlar...

İşbirlikçi medyanın yazmadığı korkunç gerçekler ve demokrasi ve hukukun üstünlüğüne yönelik Fettul-CIA´nın kirli tezgâhı.

Bu kitapta aşağıdaki soruların cevaplarını da bulacaksınız.
Bu davada ruh sağlığı bozuk kaç kişi var?
Savcıların düzmece ve gerçek dışı iddiaları neler?
Sahte Kuvayı Milliyecilerin `Burası 1. Ordu Karargâhı` diyerek gençleri kandırdıkları yer neresi?
`Özel Kuvvetler` yazılı, TSK kimliğine benzeyen kimlikleri gençlere kim verdi?
Atatürk´e hangi savcılar `Beton Kemal` dedi?
Tehditler, şantajlar, ahlaksız teklifler kimlere yapıldı?
Sözde Ergenekon cephaneliği listesi hile ve düzmeceyle nasıl şişirildi? Kimlerin ruhsatlı silahları bile `ruhsatsız silah` olarak kayda geçirildi?
Bombalar neden alelacele imha edildi? Sahipleri kim?
Sözde örgütün beyni olarak gösterilen bir doçentin cezaevindeki akıl almaz ve traji komik yaşantısı...
Tayyip Erdoğan´ın dava açıp susturamadığı sanıklar kimler?

Türkiye´nin gündemini sarsacak sorular ve yanıtları.
Türkiye´nin önemli gazetecilerinden Vedat Yenerer´in usta anlatımı ve özgün üslubu ile.
`Bir gazeteci olarak yıllardır birebir yaşadığım ve yakın çevremden doğruluğunu araştırarak kitaplaştırdığım bu olayları, unutulmaması ve tarihe not düşülmesi gerektiğine inandığım için yazdım.` ...

16,00 YTL
(1 Satıcı)
Celile Çiçekleri
Celile Çiçekleri / Israel Shamir
Filistin´in parçalanması ve İsrail´in kurulması insanlığın yaşadığı bütün çatışmaların içiçe olduğu bir süreç: Dinler arası savaş, ırkçılık, göç, kolonizasyon, saldırganlık, aç gözlülük, kazanma hırsı, yıkım... Ve bu mesele dünyaya bir avuç paragözün kurguladığı bir gerçeklik olarak sunuldu ve sunulmaya devam ediyor.

İşte Israel Shamir bu kitabı ile Filistin meselesinin gerçekte ne olduğunun tam olarak kavranması mücadelesine önemli bir katkı sağlıyor.
...

16,00 YTL
(1 Satıcı)
Şu Derin Devlet
Şu Derin Devlet / Hasan Taşkın
Derin devlet nedir? İç ve dış mihrakların Türkiye üzerinde oynadığı oyunlar nasıl yönlendiriliyor? Türkiye´nin karanlık yüzü: Susurluk... Bahçelievler cinayeti ve cinayetin perde arkası... 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ölümünün ardındaki sır perdesi... Organize suç şebekeleri ve derin devlet bağlantısı... Suikastlar ve tetikçiler: derin devletin karanlıkta kalan aktörleri... Global dünya dengeleri ışığında Türkiye: Derin devlet gerçekleri... Cumhurbaşkanlarının gözünden derin devlet olgusu... Türkiye´de gizli servis çalışmaları... Derin devlet ve kontrgerilla ilişkisi... Bölücü terör faaliyetleri ve irtica: derin devlet ne kadar derin? ...

19,20 YTL
(1 Satıcı)
Kim Bu Hainler?
Kim Bu Hainler? / Vural Savaş
`Yeni emperyalizmin` tuzaklarına düşmeden ve pusulasız kalmış bir gemi gibi sağa sola yalpalamadan ulus devletimize ve Cumhuriyetimize sahip çıkmak isteyenler; içtenlikle `faşizme geçit yok` diye haykıranlar; çağdaşlaşma ve aydınlanmanın yollarının yeniden açılmasına katkıda bulunmak isteyenler için... Kim Bu Hainler?

`Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.`
-T.C. Anayasası, Madde 24/son-

Atatürk´ün ilkelerine, onun kurduğu cumhuriyete sahip çıkan, ülkesi üzerinde dolaşan kara bulutları görebilen herkesin okuması gerekli bir kitap.

Gün; büyük Atatürk´ün; `İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır` dediği gündür.

Bugünlerde çok konuşulan, çok tartışılan, yıpratılmaya çalışılan Kemalizm hakkında bilinmeyenler, söylenmeyenler ve çok daha fazlası... ...

13,49 YTL
(2 Satıcı)
Latin Amerika Yol Ayrımında
Latin Amerika Yol Ayrımında / Roberto Regalado
Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi üyelerinden Roberto Regalado, Latin Amerika´daki mücadelelerin bilançosunu çıkarıyor. Bu kitap, 20. yüzyıl sosyalist mücadeleleri ışığında, Latin Amerika´nın bugününe bakıyor. Venezuela, Bolivya gibi ülkelerde kurulan halkçı hükümetlerin başarılarını ve sınırlarını tartışıyor. Latin Amerika´daki `sol yükseliş`in arka planını ortaya seriyor. Bu yükselişin Rosa Lüksemburg´un ünlü broşüründeki, `sosyal reform mu, devrim mi?` sorusunu yeniden ortaya koyduğunu belirtiyor. Kübalı devrimci aydın ve parti önderi Regalado, geçmişin deneyimlerini süzerek, reformların kapitalizmi dönüştüremeyeceğini, devrimin zorunlu olduğunu ortaya koyuyor. Latin Amerika´ya `uzaktan bir hayranlık`ın ötesine geçip, `içeriden bir bakış` sağlamak isteyenler, bu kitabı mutlaka okumalı.

Diğer yandan, Regalado´nun eseri, sadece bir Latin Amerika kitabı değil. Bu, 20. yüzyılın sosyalizm mücadelelerini ele alan ve 21. yüzyıl sosyalizminin olanaklarını tartışan bir kitap. Latin Amerika, yazarın kuramsal tartışmalarına bir tarihsel-güncel dekor olarak evsahipliği yapıyor. Ancak, Latin Amerika´nın özgün yönleri çıkartıldığında, kitabın sorduğu soruların, dünyanın diğer köşelerindeki devrimcilerin sorularıyla örtüştüğü görülür: Sovyetler Birliği´nin yıkılışının sonuçları, neoliberal saldırı, günümüzde sosyal demokrasi, halkçı hükümetler dalgasının sınırları, kapitalizmin alternatifi, günümüzde devrimin olanakları...
Regalado´nun kitabı yayımlandığında tarih 2007´ydi. Venezuela´da 11 Nisan askeri faşist darbesi halk tarafından püskürtülmüş, Chavez `sosyalizmi inşa` hedefini ilan etmiş, halkçı hükümetler dalgası Bolivya ve Ekvador´da Morales ve Correa´nın seçilmesiyle genişlemişti. Regalado´nun o günün koşullarında kapitalizmi sosyal reformla dönüştürmenin imkansızlığına yaptığı vurgu, ilerleyen yıllarda bizzat politik mücadelelerin evrimiyle kanıtlandı. Latin Amerika´da halkçı hükümetlerin 10 yıla yaklaşan iktidarı kapitalizmi yapısal olarak dönüştüremedi, başarıları kimi kısmi iyileştirmelerle sınırlı kaldı.
Kolombiya´da ABD üslerinin inşa edilmesi ve Honduras´ta askeri faşist darbe, kıtayı yeni bir yol ayrımına getirdi. İşte bu, Regalado´nun uzak görüşlü biçimde saptadığı ve kitabına başlık yaptığı ´Yol Ayrımı´dır. Reform çizgisinin çıkmazı, Amerikan emperyalizmine karşı saldırı için güç biriktirme olanağını sunarken, devrimci bir hücumun zorunluluğu fikri kıta çapında giderek olgunlaşmaktadır. Bu tartışma, Regalado´nun parlak öngörüsünde olduğu üzere, `küresel krizin yoğunlaşmasıyla`, 2008 dünya kapitalist krizinin ardından gündeme gelmiştir.

Kitabı özgün kılan bir başka yön; Regalado´nun çıkmazına işaret ettiği parlamenter yolda yürüyen partilerin, bizzat önderlerinden olduğu Küba Komünist Partisi tarafından her türlü olanakla destekleniyor oluşudur. Chavez, Morales, Correa ve hatta Lula, iktidara gelme sürecinden itibaren, Küba´nın yakın bir desteğine sahiptiler. Pek çok durumda bu önderler Fidel´e ve partisine akıl danıştılar. Regalado´nun çalışması, bu yolun çıkmazına işaret ettiğinde buradan iki sonuç çıkarılabilir: Ya, Regalado, partisinin politikasına muhalefet ediyor, ya da Küba partisi, politik düzlemde ileriye doğru bir hareketi temsil eden halkçı hükümetlere destek sunmakla birlikte, aslında devrim fikrinden ve bir kıta devrimini teşvik etmekten vazgeçmiş değil. Biz, buradan ikinci sonucu çıkarıyoruz. Neoliberalizmin karanlık yıkımına karşı, Kübalı devrimciler, bir yandan reform programıyla hareket eden güçlerin oluşturduğu antiemperyalist ve halkçı alternatifleri destekliyor, diğer yandan ise Regalado´nun çıkardığı sonuçlarda olduğu gibi, devrim fikrini ve devrimci iktidar mücadelesinin gerekliliğini akıldan çıkarmıyor:
`Her ne kadar bugün solun, neoliberalizmin reformları da geri alan saldırılarına karşı ilerici toplumsal reform için mücadele vermesi anlamlı olsa da, sol siyasi alternatifler devrim mücadelesi üzerine kurulu olmalıdır. Bu süreçte devrimci şiddetin bazı biçimlerinin kullan ...

12,80 YTL
(1 Satıcı)
Irkçı Terör
Irkçı Terör / Aytun Çıray
`Irkçı, bölücü hareket`in temsilcilerinin kilitlendikleri hedef `Büyük Kürdistan`dır.

Uyguladıkları siyaset stratejisi ile once fedarasyon, sonra da Kürdistan´ın siyasi tanınmasını sağlama yolunda ne yazik ki çok mesafe aldılar.

Bu süreçte yaşadığımız hiçbir şey tesadüfen ortaya çıkmış olaylar zinciri değildir.

12 Eylül referandumunda yargının yeniden düzenlenmeside öyle.

Bu kitap yayına hazırlanırken ortaya çıkan gelişmeler bizi haklı çıkarıyor ne yazık ki...

`Evet çıkarsa AKP bunu ´Kürt Açılımı´ politikasına destek olarak algılayacak ve çok daha ileri adımlar atacak` iddiaları hayat buluyor.

Şehitlerimiz dile gelselerdi ne derlerdi acaba?

Kim ne derse desin, nasıl yorumlarsa yorumlasın artık fiili görüntü şudur: `Kurulmakta olan Özerk Kürdistan devletinin muzaffer başkanı APO ve karşısında Türkiye Cumhuriyeti´nin temsilcileri.`

Emin Çölaşan bu süreci `dipsiz kuyu` diye tanımlarken ne kadar haklıymış.

Bu kuyudan çıkmanın yolu, -Kürt kökenli vatandaşlarımızın edindikleri hiçbir demokratik hakkın geri alınmasına izin vermeden doğru teşhisi koymaktan geciyor.

Bugün yaşadığımız hastalığın adı `Kürt Sorunu` değil, `Irkçı, bölücü terör`dür.

Bu teşhisi koymadan yapılacak her tedavi, yaşadığımız bu paraziter hastalığı ölümcül kılmaktan başka bir işe yaramayacaktır. ...

8,00 YTL
(1 Satıcı)
12 Eylül İhtilali ve Onların Çocukları
12 Eylül İhtilali ve Onların Çocukları / Ali Kuzu
80´li yılların Türkiye´si... 12 Eylül askeri darbesinin öncesi ve sonrası... Kamplara bölünmüş Türkiye... Kurtarılmış bölgeler... Paylaşılmış sokaklar... Bölünmüş aileler... İşkence, acı ve ihanetler... Tam dizi film gibi yıllar...

Neden Cumhuriyet tarihinin neredeyse üçte ikisi sıkı yönetim, askeri yönetim altında geçti? Ülkemizde demokrasi neden gelişmiyor? Niçin Türkiye bir türlü kalkınamıyor? Neden darbeler oluyor? Ve neden insanlığın 21. Yüzyıla yaklaştığı, `uzay çağı`nın açıldığı bir sırada biz hala gelişmiş ülkelerin çoktan hallettiği Orta Çağa has ilkel sorunlarla uğraşıp duruyoruz?

Bütün bu soruların karşılıkları verilmeden, Türkiye´nin 12 Eylül´e nasıl geldiği anlaşılamaz. ...

13,49 YTL
(4 Satıcı)
Demokrasi ve Hukuk Krizi
Demokrasi ve Hukuk Krizi / Ümit Kardaş
Küreselleşme, ulus - üstü bir bütünleşme süreci: Üniter devlet bir yandan ulus - altı düzeyde bölgeselleşirken diğer yandan ulus-üstü düzeyde bütünleşmeye doğru gidiyor. Devletler ve toplumlar arasındaki ilişkiler hızla gelişiyor, bağlantılar karmaşık hale geliyor. Böylece bölgeselleşme ve küreselleşme ilişkisi, üniter devletin biçim değiştirmesine yol açıyor.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken öte yandan ulusal ve uluslararası güçlerin, süreçlerin yarattığı sorunlar da yakıcı şekilde ortada duruyor. Hem ulus - devlette hem de uluslararası sistemde bir demokrasi ve hukuk krizine yol açan bu durum demokratik değerlere dayalı, hukukun üstünlüğünün herkes tarafından kabul edildiği bir dünya düzeninin inşası konusunda düşünmeyi ve tartışmayı zorunlu hale getirmiş durumda.

Ümit Kardaş, uluslararası sistemde ve Türkiye´de var olan demokrasi ve yargı krizini ele alan yazılarında tüm bu düzlemler üzerinden hareket ediyor.

Büyük kısmı hem dünyayı hem Türkiye´yi yeniden ve doğru anlamlandırmak için mutlaka yüzleşilmesi gereken zihin açıcı sorular soruyor, çözüm önerileri ortaya koyuyor. Sözünü demokrasi, insan hakları ve hukuk `içinden` söyleyen, var olan çarpıklıklara dikkat çeken bir çalışma... ...

14,00 YTL
(1 Satıcı)
       
 
 
123456789 ..... 351 352


Blog  l  Bize Ulaşın  l  Kayıt Ol  l  Giriş Yap
info@enucuzkitap.com - Copyright © 2008-2009 . Enucuzkitap.com